in

Sehiv Secdesi nasıl yapılır? Sehiv Secdesi ne zaman gerekir?

Namaz esnasında vâciplerden biri sehven terkedilmişse sehiv secdesi yapılması, eğer kasten terkedilmişse namazın iade edilmesi yani yeniden kılınması gerekir. Hanefîler’deki vâcip kavramı, diğer mezheplerde bulunmadığı için burada hanefîler’in terminolojisine göre belirtilen vâciplerin bir kısmı, öteki mezheplerde farz sayılırken, bir kısmı sünnet sayılmaktadır. Farz olan bir şey terkedildiği zaman namaz fâsid (geçersiz) olur. Namazın vaciplerinden biri bilerek terkedildiği zaman namazı yeniden kılmak (iade), bilmeyerek (sehven) terkedildiği zaman ise sehiv secdesi yapmak lâzım gelir. Sehiv secdesi yapılmadığı zaman ise, eksikliğin verdiği kerahete rağmen namaz borcu düşmüş olur. SEHİV SECDESİ NASIL YAPILIR? Sehiv secdesinin yapılış şekli şöyledir: Namazın son oturuşunda tahiyyât okunarak sağ tarafa selam verilir ve hiç ara vermeksizin, tekbir getirilerek secdeye varılır. Burada üç kere “Sübhâne rabbiye’l-â’lâ” denilir. Sonra tekbir getirilerek oturulur, tekrar “Allahü ekber” denilerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne rabbiye’l-â’lâ” denilir ve “Allahü ekber” denilerek oturulur. Bu oturuşta, “Ettehiyyâtü, Allahümme salli, Allahümme bârik ve Rabbenâ âtinâ…” zikir ve duaları okunarak önce sağa, sonra sola selam verilir. Sehiv secdesine gitmeden önceki oturuşta da salli-bârik ve diğer duaları okumak caizdir. Sehiv secdesinin, her iki tarafa selam verdikten sonra yapılabileceği görüşünde olanlar bulunmakla beraber; cumhur, sadece sağ tarafa selam verdikten sonra yapılmasını tercih etmektedir (Mevsîlî, el-İhtiyâr, I, 247; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 139; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 540 vd.). Cemaatle kılınan namazlarda cemaatin yanlışlıkla dağılmaması için, yalnız sağ tarafa selam verdikten sonra sehiv secdesi yapılması daha faziletlidir ve ihtiyata uygundur. SEHİV SECDESİ UNUTULURSA NE YAPILMALIDIR? Yapılması gereken sehiv secdesini yanılarak veya unutarak terk eden bir kimse, eğer selam verdikten sonra gülmek, konuşmak, yönünü kıbleden çevirmek gibi namaza aykırı bir işte bulunursa veya sehiv secdesi yapmaya vakit kalmaz ise, bu kimseden sehiv secdesi düşer. Namazı iade etmesi de gerekmez. Ancak namaza aykırı bir davranışta bulunmadan secdeyi hatırlarsa hemen secde eder (Kâsânî, Bedâî’, I, 174). NAMAZIN VACİPLERİ NELERDİR? 1. Namaza “allahüekber” sözüyle başlamak: Bu, çoğunluğa göre farzdır. 2. Nafile ve vacip namazların her rek‘atında, farz namazların ilk iki rek’atında fâtiha sûresini okumak: Bu, çoğunluğa göre farzdır. 3. Farz namazların ilk iki rek‘atında, vâcip ve nâfile namazların her rek‘atında fâtiha’dan sonra, kur’an’dan kısa bir sûre veya buna denk düşecek bir veya birkaç âyet okumak (zamm-ı sûre), fâtiha’ya bir küçük sûre veya en küçük sûreye denk üç kısa âyet ya da üç kısa âyete denk bir uzun âyet eklemek vâciptir (en küçük sûre kevser sûresi [innâ a‘taynâke’l-kevser] ve enkısa âyet “sümme nazar” âyetidir):  Fâtiha’dan sonra bir sûre daha okumak çoğunluğa göre sünnettir. 4. Farz olan kıraati ilk iki rek‘atta yerine getirmek. 5. Fâtiha’yı, eklenecek sûreden önce okumak. 6. Tek başına namaz kılarken öğle ve ikindi namazları ile gündüz kılınan nâfile namazlarda gizli okumak (kırâat-i hafî yapmak): Gizli okumanın ölçüsü, sadece kendisinin duyabileceği kadar kısık bir sesle okumaktır. Sabah, akşam ve yatsı namazları ile gece kılacağı nâfile namazlarda kişi serbesttir; isterse sesli (cehrî), isterse hafî (alçak sesle) okuyabilir. 7. Cemaatle kılınan namazda imam, sabah namazı ile akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rek‘atında sesli okumalıdır: Cuma namazında, bayram namazlarında, cemaatle kılınan teravih namazında, teravihten sonra cemaatle kılınan vitir namazında da imam kıraati yüksek sesle yapar. İmam, öğle ve ikindi namazlarının bütün rek‘atlarında, akşam namazının üçüncü ve yatsı namazının son iki rek‘atında kıraati hafî yapar. 8. Secdede alın ile birlikte burnu da yere koymak. 9. Üç ve dört rek‘atlı namazlarda ikinci rek‘atın sonunda oturmak (ka‘de-i ûlâ = ilk oturuş). 10. Namazların gerek ilk, gerekse son oturuşunda teşehhütte bulunmak, yani tahiyyât’ı okumak. 11. Namazın sonunda sağ ve sol tarafa selâm vermek (“es-sel.müaleyküm ve rahmetullah” cümlesinin “es-selâm” kısmını söylemek vâcip, “aleyküm ve rahmetullah” kısmını söylemek ise sünnettir). 12. Farz olan fiillerin sırasına riayet etmek (kıyamdan sonra rükua gitmek, iki secdeyi peş peşe yapmak gibi). 13. Farz olan fiili geciktirmemek: Meselâ, birinci oturuşta tahiyyât’ı okuduktan sonra, “allahümme salli alâ muhammed” diyecek kadar bir süre bekledikten sonra üçüncü rek‘ata kalkılacak olursa farz geciktirilmiş sayılır ve sehiv secdesi gerekir. 14. Vitir namazında kunut duası okumak ebû hanîfe’ye göre vâcip, imâmeyn’e (ebû yûsuf ve imam muhammed) göre sünnettir. 15. Ramazan ve Kurban bayramı namazlarının her iki rek‘atında ilâve (zâit) üçer tekbir almak (bayram namazının ikinci rek‘atında rükua giderken tekbir almak da vâciptir. İkinci rek‘atta getirilen ilâve tekbirler rükudan hemen önce olduğu için bu rek‘atta rükua giderken alınan tekbir de vâcip sayılmıştır). 16. Sehiv secdesi yapılmasını gerektiren bir fiilde bulunulmuşsa sehiv secdesi yapmak. Sehiv secdesinden sonra selâm vermek de vâciptir. 17. Ta‘dîl-i erkâna riayet etmek ebû yûsuf’a göre farz, ebû hanîfe ve muhammed’e göre vâciptir. 18. Namazdayken secde âyeti okunmuşsa tilâvet secdesi yapmak.

Namaz esnasında vâciplerden biri sehven terkedilmişse sehiv secdesi yapılması, eğer kasten terkedilmişse namazın iade edilmesi yani yeniden kılınması gerekir.

Hanefîler’deki vâcip kavramı, diğer mezheplerde bulunmadığı için burada hanefîler’in terminolojisine göre belirtilen vâciplerin bir kısmı, öteki mezheplerde farz sayılırken, bir kısmı sünnet sayılmaktadır. Farz olan bir şey terkedildiği zaman namaz fâsid (geçersiz) olur.

Namazın vaciplerinden biri bilerek terkedildiği zaman namazı yeniden kılmak (iade), bilmeyerek (sehven) terkedildiği zaman ise sehiv secdesi yapmak lâzım gelir. Sehiv secdesi yapılmadığı zaman ise, eksikliğin verdiği kerahete rağmen namaz borcu düşmüş olur.

SEHİV SECDESİ NASIL YAPILIR?

Sehiv secdesinin yapılış şekli şöyledir: Namazın son oturuşunda tahiyyât okunarak sağ tarafa selam verilir ve hiç ara vermeksizin, tekbir getirilerek secdeye varılır. Burada üç kere “Sübhâne rabbiye’l-â’lâ” denilir. Sonra tekbir getirilerek oturulur, tekrar “Allahü ekber” denilerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne rabbiye’l-â’lâ” denilir ve “Allahü ekber” denilerek oturulur. Bu oturuşta, “Ettehiyyâtü, Allahümme salli, Allahümme bârik ve Rabbenâ âtinâ…” zikir ve duaları okunarak önce sağa, sonra sola selam verilir. Sehiv secdesine gitmeden önceki oturuşta da salli-bârik ve diğer duaları okumak caizdir. Sehiv secdesinin, her iki tarafa selam verdikten sonra yapılabileceği görüşünde olanlar bulunmakla beraber; cumhur, sadece sağ tarafa selam verdikten sonra yapılmasını tercih etmektedir (Mevsîlî, el-İhtiyâr, I, 247; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 139; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 540 vd.).

Cemaatle kılınan namazlarda cemaatin yanlışlıkla dağılmaması için, yalnız sağ tarafa selam verdikten sonra sehiv secdesi yapılması daha faziletlidir ve ihtiyata uygundur.

SEHİV SECDESİ UNUTULURSA NE YAPILMALIDIR?

Yapılması gereken sehiv secdesini yanılarak veya unutarak terk eden bir kimse, eğer selam verdikten sonra gülmek, konuşmak, yönünü kıbleden çevirmek gibi namaza aykırı bir işte bulunursa veya sehiv secdesi yapmaya vakit kalmaz ise, bu kimseden sehiv secdesi düşer. Namazı iade etmesi de gerekmez. Ancak namaza aykırı bir davranışta bulunmadan secdeyi hatırlarsa hemen secde eder (Kâsânî, Bedâî’, I, 174).

NAMAZIN VACİPLERİ NELERDİR?

1. Namaza “allahüekber” sözüyle başlamak: Bu, çoğunluğa göre farzdır.
2. Nafile ve vacip namazların her rek‘atında, farz namazların ilk iki rek’atında fâtiha sûresini okumak: Bu, çoğunluğa göre farzdır.
3. Farz namazların ilk iki rek‘atında, vâcip ve nâfile namazların her rek‘atında fâtiha’dan sonra, kur’an’dan kısa bir sûre veya buna denk düşecek bir veya birkaç âyet okumak (zamm-ı sûre), fâtiha’ya bir küçük sûre veya en küçük sûreye denk üç kısa âyet ya da üç kısa âyete denk bir uzun âyet eklemek vâciptir (en küçük sûre kevser sûresi [innâ a‘taynâke’l-kevser] ve enkısa âyet “sümme nazar” âyetidir):  Fâtiha’dan sonra bir sûre daha okumak çoğunluğa göre sünnettir.
4. Farz olan kıraati ilk iki rek‘atta yerine getirmek.
5. Fâtiha’yı, eklenecek sûreden önce okumak.
6. Tek başına namaz kılarken öğle ve ikindi namazları ile gündüz kılınan nâfile namazlarda gizli okumak (kırâat-i hafî yapmak): Gizli okumanın ölçüsü, sadece kendisinin duyabileceği kadar kısık bir sesle okumaktır. Sabah, akşam ve yatsı namazları ile gece kılacağı nâfile namazlarda kişi serbesttir; isterse sesli (cehrî), isterse hafî (alçak sesle) okuyabilir.
7. Cemaatle kılınan namazda imam, sabah namazı ile akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rek‘atında sesli okumalıdır: Cuma namazında, bayram namazlarında, cemaatle kılınan teravih namazında, teravihten sonra cemaatle kılınan vitir namazında da imam kıraati yüksek sesle yapar. İmam, öğle ve ikindi namazlarının bütün rek‘atlarında, akşam namazının üçüncü ve yatsı namazının son iki rek‘atında kıraati hafî yapar.
8. Secdede alın ile birlikte burnu da yere koymak.
9. Üç ve dört rek‘atlı namazlarda ikinci rek‘atın sonunda oturmak (ka‘de-i ûlâ = ilk oturuş).
10. Namazların gerek ilk, gerekse son oturuşunda teşehhütte bulunmak, yani tahiyyât’ı okumak.
11. Namazın sonunda sağ ve sol tarafa selâm vermek (“es-sel.müaleyküm ve rahmetullah” cümlesinin “es-selâm” kısmını söylemek vâcip, “aleyküm ve rahmetullah” kısmını söylemek ise sünnettir).
12. Farz olan fiillerin sırasına riayet etmek (kıyamdan sonra rükua gitmek, iki secdeyi peş peşe yapmak gibi).
13. Farz olan fiili geciktirmemek: Meselâ, birinci oturuşta tahiyyât’ı okuduktan sonra, “allahümme salli alâ muhammed” diyecek kadar bir süre bekledikten sonra üçüncü rek‘ata kalkılacak olursa farz geciktirilmiş sayılır ve sehiv secdesi gerekir.
14. Vitir namazında kunut duası okumak ebû hanîfe’ye göre vâcip, imâmeyn’e (ebû yûsuf ve imam muhammed) göre sünnettir.
15. Ramazan ve Kurban bayramı namazlarının her iki rek‘atında ilâve (zâit) üçer tekbir almak (bayram namazının ikinci rek‘atında rükua giderken tekbir almak da vâciptir. İkinci rek‘atta getirilen ilâve tekbirler rükudan hemen önce olduğu için bu rek‘atta rükua giderken alınan tekbir de vâcip sayılmıştır).
16. Sehiv secdesi yapılmasını gerektiren bir fiilde bulunulmuşsa sehiv secdesi yapmak. Sehiv secdesinden sonra selâm vermek de vâciptir.
17. Ta‘dîl-i erkâna riayet etmek ebû yûsuf’a göre farz, ebû hanîfe ve muhammed’e göre vâciptir.
18. Namazdayken secde âyeti okunmuşsa tilâvet secdesi yapmak.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor...

0