Türkiye'de kutlanan özel günler nelerdir sorusu birçok kişi tarafından merak ediliyor. Milli ve dini bayramların yanı sıra birçok özel gün de ülkemizde coşkuyla kutlanıyor. Arama motorlarında sıkça araştırılan Türkiye'de kutlanan özel günler nelerdir sorusu gündemdeki yerini aldı. Peki, Türkiye'de kutlanan özel günler nelerdir? İşte, Türkiye'de kutlanan özel günlerin tam listesi... More
Belirli gün ve haftalar çizelgesi her yıl çıkarılır. Bu çizelgeye göre öğrenciler ve öğretmenler belirli günleri, haftaları görürler. Bu sebeple birçok kişi Türkiye’de kutlanan özel günler nelerdir sorusunu gündeme getirdi. Genellikle okullar açılmadan önce bu çizelge araştırılmaya başlanır. Peki, Türkiye’de kutlanan özel günler nelerdir? İşte, Türkiye’de kutlanan özel günlerin tam listesi…
Türkiye’de kutlanan özel günler nelerdir?
Belirli Gün ve Haftalar hem öğrenciler hem de eğitmenler tarafından her yıl merakla beklenir. Belirli gün ve haftalar çizelgeler halinde MEB tarafından açıklanır. İnsanlar merakla internette araştırırlar. Belirli gün ve haftalar 2020 çizelgesi son zamanlarda sık sık araştırılmaya başlanmıştır.
Milli Bayramlar
Milli bayramlar, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasındaki önemli günleri temsil eder. Bu günlerde devlet kurumları, bankalar, özel şirketler ve eğitim kurumları tatil yapar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, siyasi partiler, ordu, bürokratlar ve halk milli bayramlarda Atatürk’ün kabri olan Anıtkabir’i ziyaret eder. Okullarda çeşitli kutlamalar düzenlenir. Milli bayram akşamları Cumhurbaşkanı himayesinde kokteyl verilir ve bu etkinliğe çok sayıda siyasetçi, devlet adamı, bürokrat, diplomat, sanatçı ve vatandaş davet edilir. Yine milli bayram haftalarında devlet ve sivil toplum öncülüğünde pek çok etkinlik düzenlenir.
23 Nisan – Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve egemenliğin padişahtan halka verilişi açısından çok önemli bir tarih olan 23 Nisan, aynı zamanda Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Atatürk, çocukları çok sever ve Türkiye’nin geleceği açısından onları çok önemserdi. Bu nedenle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanır. 23 Nisan haftası boyunca çocuklara yönelik pek çok etkinlik yapılır. Ayrıca 23 Nisan’ın dünyada çocuklara adanmış tek bayram olduğunu belirtmek gerekir.
19 Mayıs – Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs 1919 günü henüz orduda bir subay olan Mustafa Kemal, İstanbul’dan Samsun şehrine geçmiştir. Samsun’a Osmanlı Devleti’nin bir askeri olarak giden Mustafa Kemal, Samsun’dan başlayarak Anadolu’da milli mücadeleye liderlik etmiş ve ülkedeki yabancı askerlerin mağlubiyete uğratılması için insanları örgütlemiştir. Diğer bir ifadeyle bugünkü Türkiye’nin ilk adımı 19 Mayıs 1919’da atılmıştır. Bu yüzden 19 Mayıs günü, hem Atatürk’ü anarak hem de Atatürk’ün büyük önem verdiği iki konu olan gençlik ve spor hakkında çeşitli etkinlikler yapılarak ülke genelinde kutlanır.
30 Ağustos – Zafer Bayramı
30 Ağustos 1922 günü Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu belirleyen Başkumandanlık Meydan Savaşı’nın kazanılması nedeniyle 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak kutlanır. Anadolu’nun düşman askerlerden arındırılması ve Türk milletinin yurdu olduğunun tescil edilmesi bakımından çok özel bir gündür.
29 Ekim – Cumhuriyet Bayramı
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 29 Ekim 1923 günü kurulmuştur. 19 Mayıs 1919 Atatürk’ün Samsun’a çıkması, 23 Nisan 1920 TBMM’nin kurulması ve 30 Ağustos 1922’de Yunan askerlerinin Anadolu’dan çıkarılması gibi adım adım sağlanan ilerleme sonucu 29 Ekim 1923 günü modern Türkiye Devleti resmen ilan edilmiş, bunun sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye’de, Türkiye’nin yurt dışındaki temsilciklerinde ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı yabancı şehirlerde coşkuyla kutlanır.
Dini Bayramlar
Türkiye, laik bir ülke olmasına karşın vatandaşlarının büyük bir bölümü müslüman olduğu için İslami bayramlar da Türkiye’de resmi tatildir.
Ramazan Bayramı
İslamiyet’in gereklerinden biri olan oruç ibadeti, ramazan ayında yapılır. İnananlar, 1 ay boyunca yaklaşık sabah 5’ten akşam 7’ye kadar hiçbir şey yiyip içmezler. Akşam ezanı ile sabah ezanı arasındaki yaklaşık 8 saatlik zaman diliminde ise yiyip içmek serbesttir. 30 günün sonunda oruç ibadeti sona erer ve Ramazan Bayramı başlar. 3 gün süren Ramazan Bayramı boyunca tüm resmi ve özel kurumlar tatildir. Ramazan Bayramı süresince akraba ve arkadaş ziyaretleri yapılır, büyük insanların eli öpülür. Toplumsal dayanışma bakımından özel bir bayramdır. Ramazan Bayramı her yıl 10 gün geriye doğru gider. Örneğin ramazan ayı, 2018 yılında 15 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasındayken 2019 yılı için 3 Haziran – 6 Haziran tarihleri arasında olmuş ve geçtiğimiz yıl 24- 26 Mayıs tarihleri arasında kutlanmıştır. Ramazan Bayramı 2021 Başlangıç: 12 Mayıs Çarşamba – Bitiş: 15 Mayıs Cumartesi
Kurban Bayramı
Kurban kesmek de İslami vecibelerden biridir. İnananlar, Kurban Bayramı’nda koyun, keçi, inek gibi hayvanları kurban ederek dini vazifelerini yerine getirirler. Kurban Bayramı da yine Ramazan Bayramı gibi her yıl 10 gün geriye doğru gider. 4 gün süren Kurban Bayramı süresince yine akraba ziyaretleri yapılarak dayanışma ve kaynaşma ortamı oluşturulur. Kurban Bayramı 2021 Başlangıç: 19 Temmuz Pazartesi – Bitiş: 23 Temmuz Cuma
OCAK
Veremle Savaş Eğitimi Haftası, Ocak ayının ilk Pazartesi günü
Enerji Tasarrufu Haftası, Ocak ayının ikinci haftası
Beyaz Baston Körler Haftası, 7 – 14 Ocak
Çalışan Gazeteciler Günü, 10 Ocak
İdareciler Günü, 10 Ocak
Cüzam Haftası, 25 – 31 Ocak
Dünya Gümrük Günü , 26 Ocak
ŞUBAT
Dünya Sigarayı Bırakma Günü, 9 Şubat
Sevgililer Günü, 14 Şubat
Sivil Savunma Günü, 28 Şubat
MART
Yeşilay Haftası, 1 – 7 Mart
Dünya Kadınlar Günü, 08 Mart
İstiklal Marşının Kabulü, 12 Mart
Dünya Tüketiciler Günü, 15 Mart
Şehitler Günü, 18 Mart
Çanakkale Zaferi, 18 Mart
Yaşlılara Saygı Haftası, 18-24 Mart
Nevruz Bayramı, 21 Mart
Orman Haftası, 21 – 26 Mart
Dünya Şiir Günü, 21 Mart
Dünya Su Günü, 22 Mart
Dünya Meteorolojı Günü, 23 Mart
Dünya Verem günü, 24 Mart
Dünya Tiyatrolar Günü, 27 Mart
Kütüphane Haftası, Mart ayının son Pazartesi günü
Vergi Haftası, Mart ayının son haftası
NİSAN
Dünya Sağlık Günü ve Kanser Haftası, 1 -7 Nisan
Avukatlar Günü, 5 Nisan
Sağlık Haftası, 8-14 Nisan
Polis Teşkilatının Kuruluşu, 10 Nisan
Turizm Haftası, 15 – 22 Nisan
Ebeler Haftası, 21 – 28 Nisan
Kutlu Doğum Haftası, 20 – 26 Nisan
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan
Kardeşlik Haftası, 28 Nisan – 4 Mayıs
MAYIS
Trafik Haftası, Mayıs ayının ilk Cumartesi günü
İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, 4 – 10 Mayıs
Hıdrellez Kültür ve Bahar Bayramı, 6 Mayıs
Danıştay ve İdari yargı Haftası, 10 Mayıs
Müzeler Haftası, 10 – 16 Mayıs
Sakatlar Haftası, 10 – 16 Mayıs
Hemşirelik Haftası, 12 – 18 Mayıs
Dünya Eczacılık Günü , 14 Mayıs
Dünya Çiftçiler Günü , 14 Mayıs
Yeryüzü İklim Günü, 15 Mayıs
Hava Şehitlerini Anma Günü, 15 Mayıs
Dünya Telekomünikasyon Günü, 17 Mayıs
Gençlik Haftası, 19 – 25 Mayıs
Dünya Süt Günü, 21 Mayıs
İstanbul’un Fethi, 29 Mayıs
Dünya Sigarasız Günü, 31 Mayıs
Dünya Hostesler Günü, 31 Mayıs
HAZİRAN
Dünya Çevre Günü, 5 Haziran
Çevre Koruma Haftası, Haziran ayının ikinci Pazartesi günü
Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Haftası, 17 Haziran
Dünya Mülteciler Günü, 20 Haziran
Uyuşturucu Kullanımı ve Trafiği ile Mücadele Günü, 26 Haziran
TEMMUZ
Kabotaj ve Denizcilik Günü, 1 Temmuz
Nasrettin Hoca Şenlikleri, 5 – 10 Temmuz
Dünya Nüfus Günü, 11 Temmuz
Gazeteciler (Basın) Bayramı, 24 Temmuz
AĞUSTOS
Zafer Bayramı, 30 Ağustos
EYLÜL
Dünya Barış Günü, 1 Eylül
Halk Sağlığı Haftası, 3 – 9 Eylül
İlköğretim Haftası, Eylül ayının üçüncü haftası
Şehitler ve Gaziler Günü, 19 Eylül
Şehitler ve Gaziler Haftası, 19 Eylül’ü içine alan hafta
İtfaiyecilik Haftası, 25 Eylül-1 Ekim
Dil Bayramı, 26 Eylül
Dünya Turizm Günü, 27 Eylül
EKİM
Dünya Yaşlılar Günü, 1 Ekim
Camiler ve Din Görevlileri haftası, 1 – 7 ekim
Dünya Habitat Günü, Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Konut Günü, Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Mimarlık günü, Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Çocuk Günü, Ekim’in ilk Pazartesi günü
Hayvanları Koruma Günü, 4 Ekim
Dünya Uzay Günü, 4 – 10 Ekim
Ahilik Haftası, Ekim ayının ikinci Pazartesi günü
Dünya Posta Günü, 9 Ekim
Dünya Ruh Sağlığı Günü, 10 Ekim
Ankara’nın Başkent Oluşu, 13 Ekim
Dünya Standartlar Günü, 14 Ekim
Dünya Gıda Günü, 16 Ekim
Dünya Yoksullukla Mücadele Günü, 17 Ekim
Birleşmiş Milletler Günü, 24 Ekim
Kızılay Haftası, 28 Ekim – 4 Kasım
Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim
Dünya Tasarruf Günü , 31 Ekim
KASIM
Türk Harf Devrimi Haftası, 1 – 7 Kasım
Organ Nakli Haftası, 3 – 9 Kasım
Dünya Şehircilik Günü, 8 Kasım
Dünya Çocuk Kitapları Haftası, Kasım ayının ikinci Pazartesi günü
Atatürk’ün Ölüm Günü, 10 Kasım
Atatürk Haftası, 10 – 16 Kasım
Dünya Diyabet Günü , 14 Kasım
Dünya Çocuk Hakları Günü, 20 Kasım
Diş Hekimleri Günü, 22 Kasım
Ağız ve Diş Sağlığı Haftası, 22 Kasım’ı içine alan hafta
Öğretmenler Günü, 24 Kasım
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 25 Kasım
ARALIK
Dünya AİDS Günü, 1 Aralık
Köleliğin Yasaklanması Günü, 2 Aralık
Dünya Özürlüler Günü, 3 Aralık
Vakıflar Haftası, 3-9 Aralık
Dünya Madenciler Günü, 4 Aralık
Kadın Hakları Günü, 5 Aralık
Uluslararası Sivil Havacılık Günü, 7 Aralık
Dünya İnsan Halkları günü, 10 Aralık
İnsan Hakları Haftası 10 Aralık’ı içine alan hafta
Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası, 12 -18 Aralık
Yoksullarla Dayanışma Haftası, 12 -18 Aralık
Dünya Kooperatifçilik Günü, 21 Aralık
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi, 27 Aralık
ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından Çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, geri çağırma kapsamına 550 bin 7 aracın girdiği belirtildi. Söz konusu karar, belirli 2021-2024 model yıllarına ait Highlander ve Highlander Hybrid model araçları kapsıyor. İncelemeler sonucunda, bu araçların ikinci sıra koltuk arkalıklarının ayar sırasında yerine tam olarak kilitlenemediği tespit edildi. Bu durumun, olası bir kaza anında yolcuların güvenliğini tehlikeye atabileceği ve yaralanma riskini önemli ölçüde artırabileceği kaydedildi. Koltuk mekanizmasındaki teknik hata ve çözüm süreci NHTSA tarafından detaylandırılan teknik raporda, araçların ikinci sıra koltuklarında bulunan koltuk arkalığı yatırma tertibatındaki bir arıza üzerinde duruluyor. Belirlenen modellere ait mekanizmalarda yer alan geri dönüş yaylarının, kullanım sırasında kilitlenme işlevini yerine getirmeyebildiği ifade edildi. Bu durumun sürüş güvenliğini doğrudan etkileyebileceği vurgulanırken, Toyota'nın söz konusu güvenlik açığını gidermek için kapsamlı bir onarım programı başlattığı bildirildi. Şirket, yetkili servisler aracılığıyla gerçekleştirilecek olan bu operasyonda, sorunlu olduğu tespit edilen koltuk arkalığı yatırma tertibatlarındaki geri dönüş yaylarını yenileriyle değiştirecek. Geri çağırma işlemi kapsamında yapılacak tüm parça değişimleri ve işçilik hizmetleri, araç sahiplerine herhangi bir ek maliyet yansıtılmadan, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Araç sahiplerine yönelik bilgilendirme sürecinin kısa süre içinde resmi kanallardan başlatılması bekleniyor. Otomotiv sektöründe güvenlik denetimleri ve Toyota'nın pazar konumu Son yıllarda küresel otomobil pazarında artan teknolojik karmaşıklık ve sıkılaşan güvenlik denetimleri, üreticilerin büyük ölçekli geri çağırma kararlarını daha sık duyurmasına neden oluyor. Toyota’nın bu son hamlesi, özellikle markanın en popüler SUV modellerinden biri olan Highlander üzerindeki kalite kontrol süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Kuzey Amerika pazarı, Toyota için kritik bir öneme sahip olduğundan, şirketin bu tür güvenlik risklerine karşı hızlı aksiyon alması, marka sadakati ve tüketici güvenini koruma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Piyasa uzmanları, bu tür geri çağırma operasyonlarının kısa vadede maliyetleri artırsa da, uzun vadede markaların hukuki sorumluluklarını azaltması ve güvenlik imajını güçlendirmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde benzer teknik incelemelerin diğer pazarlara da yansıyıp yansımayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Bu gelişmenin ardından Toyota hisselerinin piyasa performansı ve tüketici geri bildirimleri, otomotiv sektöründeki genel kalite standartları tartışmalarını da beraberinde getirebilir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmaların sona ermek üzere olduğuna dair yaptığı açıklamaların ardından, değerli metalin ons fiyatında belirgin bir artış kaydedildi. Comex piyasasında Mart vadeli altın sözleşmeleri, Dow Jones endeksi verilerine göre yüzde 2,7 oranında değer kazanarak 5.229 dolar seviyesine tırmandı. Gümüş vadeli işlemleri ise aynı dönemde yüzde 6’lık sert bir yükselişle altına eşlik etti. Normal şartlarda jeopolitik risklerin azaldığı dönemlerde satış baskısı altında kalması beklenen altının, de-eskalasyon (gerilimin düşmesi) mesajları verilirken yükselmesi piyasa analistleri tarafından "beklentilerin aksine bir hareket" olarak nitelendiriliyor. Risk iştahındaki artış ve dolar endeksindeki geri çekilme Altın fiyatlarındaki bu sıra dışı yükseliş, küresel piyasalardaki genel risk iştahının artması ve riskli varlıklara yönelimin güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor. ADM Investor Services Başekonomisti Marc Ostwald, konuya ilişkin değerlendirmesinde, değerli metallerdeki bu hareketin hisse senedi piyasalarındaki yükselişle paralel bir "risk açık" (risk-on) iştahının parçası olduğunu ifade etti. Jeopolitik gerilimin düşmesiyle birlikte enerji maliyetlerinde yaşanan rahatlama, küresel ekonomiye dair olumlu beklentileri destekleyerek varlık fiyatlarını yukarı çekiyor. Diğer taraftan, ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY dolar endeksinin, petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak gerilemesi altını destekleyen bir diğer unsur oldu. ABD doları ile altın fiyatları arasındaki geleneksel ters korelasyonun çalışması, doların zayıfladığı bu süreçte değerli metalin elini güçlendirdi. Başkan Trump’ın İran’daki operasyonların "büyük ölçüde tamamlandığına" dair sosyal medyaya yansıyan ifadeleri, piyasada ilk etapta belirsizliğin azaldığına dair bir iyimserlik yaratsa da, bu durumun kalıcılığı faiz politikalarına yönelik beklentilere bağlı görünüyor. Merkez bankalarının alımları ve altın fiyatlarını etkileyen unsurlar Piyasadaki anlık jeopolitik gelişmelere ek olarak, fiziksel altın talebindeki kurumsal süreklilik fiyatların desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor. Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) resmi verilerine göre, banka Şubat ayında üst üste 16. ayında da altın rezervlerini artırmaya devam etti. Çin’in toplam altın rezervlerinin 74,2 milyon onsa ulaşması, merkez bankalarının portföylerini çeşitlendirme stratejisinin sürdüğünü ve bu durumun fiyatlar için uzun vadeli bir destek seviyesi oluşturduğunu kanıtlıyor. Ekonomist Marc Ostwald’a göre, piyasalardaki mevcut atmosfer her ne kadar iyimser görünse de riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Gerilimin yeniden tırmanması durumunda petrol fiyatlarının tekrar yükselişe geçebileceği ve bunun da merkez bankalarının faiz indirimlerini askıya almasına neden olabileceği vurgulanıyor. "Yüksek faiz, uzun süre" (higher-for-longer) senaryosunun geri dönmesi, normal şartlarda altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Özetle, altın fiyatları kısa vadede jeopolitik manşetler ve doların seyriyle yön bulsa da, uzun vadeli projeksiyonlarda küresel para politikaları ve merkez bankası rezerv yönetimi hamleleri belirleyici olmaya devam edecektir.
Dünyanın en büyük kripto parası, son 24 saat içinde yüzde 0,7 değer kaybederek 69.922 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Yatırımcıların Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeleri ve bugün açıklanacak olan ABD enflasyon verilerini yakından takip etmesi, piyasalarda temkinli bir bekleyişe yol açtı. Bitcoin’deki bu aşağı yönlü ivme diğer dijital varlıklara da yansırken; Ethereum yüzde 1,4, XRP ise yüzde 0,4 oranında değer kaybı yaşadı. Piyasalardaki bu geri çekilme, küresel finans piyasalarındaki genel düşüş eğilimiyle paralellik gösteriyor. Küresel piyasalar ve Bitcoin fiyatı üzerindeki makroekonomik baskılar Dijital varlıklardaki değer kaybı, geleneksel finans piyasalarındaki satış baskısını takip ediyor. Salı günü Dow Jones endeksi yüzde 0,1 oranında sınırlı bir düşüşle kapanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti. Özellikle İran ile ilgili askeri sürece dair net bir takvimin ortaya çıkmaması, risk iştahını baskılayan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşma eğilimi, kripto para birimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Öte yandan piyasa aktörleri, bugün açıklanacak olan Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporuna odaklanmış durumda. Bu rapor, enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerindeki olası etkilerini anlamak açısından kritik bir önem taşıyor. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği endişesi kripto para birimlerindeki volatiliteyi artırabilir. Fed faiz kararı beklentileri ve kripto piyasasında görünüm ABD Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17-18 Mart tarihlerinde yapacağı toplantıda faiz indirimi ihtimali, CME FedWatch aracına göre yüzde 1'in altında seyrediyor. Buna rağmen, kripto para yatırımcıları enflasyon raporunu ABD para politikasının izleyeceği yolu tahmin etmek için dikkatle inceliyor. Tarihsel olarak faiz oranları ile dijital varlık fiyatlarının ters yönde hareket etme eğilimi, enflasyon verisini kripto para ekosistemi için en önemli makroekonomik değişkenlerden biri haline getiriyor. Yüksek seyreden faiz oranları, yatırımcıları daha güvenli limanlara yönlendirirken Bitcoin fiyatı gibi riskli varlık sınıfları üzerinde likidite baskısı yaratıyor. Piyasa analistleri, enflasyonda kalıcı bir yavaşlama sinyali gelmedikçe kripto varlıklardaki yükselişin sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Sonuç olarak, Orta Doğu’daki askeri gerilimin seyri ve Fed’in faiz patikasını belirleyecek olan veriler, kısa vadede kripto piyasasının yönünü tayin edecek ana unsurlar olmaya devam edecektir.
Küresel gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5 artışla varil başına 92,47 dolara ulaşırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri ise günün erken saatlerinde yüzde 5,8 değer kazanarak 88,27 dolardan işlem gördü. Piyasalardaki bu hareketlilik, enerji devleri Exxon, Chevron ve Occidental Petroleum hisselerinin de açılış öncesi işlemlerde yukarı yönlü bir ivme kazanmasına yol açtı. Fiyatlardaki artışta, bölgedeki jeopolitik risklerin yanı sıra IEA'nın tarihindeki en büyük rezerv boşaltma hamlesine hazırlandığına yönelik raporlar belirleyici oluyor. Hürmüz Boğazı'nda askeri hareketlilik ve arz güvenliği endişeleri Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri hareketlilik, küresel petrol arzına yönelik endişeleri zirveye taşıyarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Salı geç saatlerde Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı boğaza mayın döşenmesinin "daha önce görülmemiş düzeyde" askeri sonuçlar doğuracağı yönündeki uyarısının ardından geldi. Bölgedeki riskler sadece askeri müdahalelerle sınırlı kalmıyor; Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) bir kargo gemisinin tanımlanamayan bir cisimle vurulduğunu, gemide yangın çıktığını ve mürettebatın tahliye edildiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Salı günü yaptığı açıklamada, boğazdan tek bir litre petrolün bile geçişine izin verilmeyeceğini ifade ederek gerilimi tırmandırdı. Ancak gemi takip verileri, İran’ın Çin başta olmak üzere bazı sevkiyatlara devam ettiğini gösteriyor. Bölgedeki bu volatilite, piyasa oyuncularının arz güvenliği konusundaki fiyatlamalarını doğrudan etkiliyor. Küresel piyasalarda IEA rezerv kararı ve enerji arzı beklentileri Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üye ülkesinin, bugün tarihin en büyük petrol rezervi hamlesini karara bağlaması bekleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre IEA, piyasaları dengelemek amacıyla 400 milyon varillik bir acil durum rezervini serbest bırakmayı planlıyor. Her ne kadar bu hacimdeki bir arzın fiyatları aşağı çekmesi beklense de, piyasa aktörleri organizasyonun elindeki 1,2 milyar varillik kamu stokunun ve 600 milyon varillik zorunlu ticari envanterin daha büyük bir kısmının devreye alınması ihtimalini de yakından takip ediyor. Hafta boyunca petrol piyasalarında gözlemlenen değişimler, ekonomik verilerden ziyade hızlı gelişen manşetler ve stratejik açıklamalarla yön buluyor. WTI fiyatlarının hafta başında 120 dolar sınırına yaklaştıktan sonra 76 dolar seviyelerine kadar gerilemesi ve ardından yeniden toparlanması, piyasanın ne denli volatil bir yapıya büründüğünü teyit ediyor. Özellikle Washington’dan gelen çelişkili açıklamalar yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor. Gelecek dönemde, bölgedeki askeri gerilimin seyrinin ve IEA'nın alacağı somut kararların petrol fiyatlarındaki ana trendi belirlemesi, enerji maliyetlerindeki artışın ise küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirmesi öngörülüyor.
SUS’un Finans Direktörü Nick Wu, “Apple’ın tarihsel olarak oldukça premium fiyatlandırma stratejisi göz önüne alındığında, bu kadar uygun fiyatlı bir ürün piyasaya sürmesi tüm pazar için gerçekten büyük bir sürpriz” dedi A. Bu ifade, Seeking Alpha tarafından yayımlanan kazanç toplantısı (earnings call) transkriptine dayanıyor. Wu’nun sözleri toplantıda bulunan bir tercüman tarafından İngilizceye çevrildi. Wu, MacBook Neo’nun yalnızca 8 GB RAM gibi bazı sınırlı teknik özelliklere sahip olduğunu ve bunun belirli uygulamaların kullanımını etkileyebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak MacBook Neo incelemesi yapan Patrick Tomasso, dizüstü bilgisayarda DaVinci Resolve ve Final Cut Pro’da 4K video oynattı, Adobe Lightroom’da fotoğraf düzenledi ve Google Chrome’da birçok sekme kullandı. Tüm bunları herhangi bir sorun yaşamadan gerçekleştirdi. Hatta çoğu inceleme MacBook Neo’nun performansını övdü. Wu’ya göre Apple, MacBook Neo’yu daha çok tablet benzeri “içerik tüketimi” odaklı bir cihaz olarak konumlandırıyor gibi görünüyor. “Tabii ki tüm işleri yapamayacağı anlamına gelmiyor, ancak kullanıcı deneyimi ve donanım sınırlamaları göz önüne alındığında deneyimin ana akım ürünlerden önemli ölçüde farklı olduğunu düşünüyorum,” dedi. Buna rağmen Wu, PC endüstrisinin MacBook Neo’nun piyasaya çıkışını “çok ciddiye aldığını” söyledi. “Microsoft, Intel ve AMD gibi üst tedarikçiler dahil tüm PC üreticilerinin bu konuyu çok ciddiye aldığını ve tüm PC ekosisteminde bu ürünle nasıl rekabet edileceğini ciddi şekilde tartıştıklarını düşünüyorum,” dedi Wu. “Tüm PC ekosistemi Apple ile rekabet etmek için karşılık verecek ürünler piyasaya sürecek.” Sonuç olarak Wu, MacBook Neo’nun PC pazarındaki gerçek etkisinin henüz net olmadığını söyledi. “Pazardaki rekabetin nihai sonucunu tahmin etmek zor,” dedi. “Daha fazla zamana ihtiyacımız var.” MacBook Neo’nun piyasaya çıkışıyla birlikte rekabet için geri sayım resmen başlamış durumda.
Xpeng, ikinci nesil P7’nin fiyatlarını açıkladı. 800V mimarisi üzerine geliştirilen elektrikli sedan, 219.800 yuan’dan (yaklaşık 30.750 dolar) başlayan etiketle satışa sunuldu. Selefi Avrupa’da da satıldığı için yeni P7’nin de bir süre gecikmeyle Avrupa pazarına gelmesi bekleniyor. Xpeng P7, özellikleriyle neler sunuyor Yeni Xpeng P7, Çin’de dört farklı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Ayın başında tanıtılan model, yüksek şarj gücü, uzun menzili ve büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. 800V altyapısı sayesinde 486 kW’a kadar şarj 5C desteği sunan sedan, Çin CLTC ölçümlerine göre 820 kilometreye varan menzil vadediyor. Xpeng, yalnızca 10 dakikada 525 kilometrelik menzil kazandırabildiğini, yüzde 10’dan yüzde 80’e şarjın ise 11,3 dakikada tamamlandığını iddia Yeni P7; 5,02 metre uzunluğu, 1,97 metre genişliği ve 3 metrelik aks mesafesiyle selefinden 12 cm daha büyük. Markanın en güncel Xmart Face tasarım dilini benimseyen şık bir liftback olarak karşımıza çıkıyor. Ön bölümde ince bir LED şerit ve aydınlatmalı Xpeng logosu dikkat çekiyor. Tampondaki aktif hava girişi ise sürtünmeyi azaltmak için kapatılabiliyor. P7’nin tasarımındaki diğer öne çıkan unsurlar arasında akıcı bir tavan çizgisi, gövde içine gizlenebilen kapı kolları ve aktif arka spoyler bulunuyor. Tüm bu detaylar sayesinde otomobilin hava sürtünme katsayısı yalnızca 0,201 Cd seviyesinde. İç mekânda ise tamamen yüksek teknolojiye odaklanılmış. Hareket edebilen (15 derece sağ-sol, 10 derece aşağı-yukarı) 15,6 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra Huawei teknolojisiyle geliştirilen 87 inçlik artırılmış gerçeklik özellikli devasa head-up display öne çıkıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sesli asistan ve Xpeng’in kendi geliştirdiği üç Turing AI çipi (toplam 2.500 TOPS işlem gücü) de sisteme entegre edilmiş. Bu çipler sadece bilgi-eğlence ve navigasyon için değil, Seviye 3 otonom sürüş özellikleri için de kullanılıyor. 23 hoparlörlü ses sistemine sahip olan model, 575 litre bagaj hacmine sahip. Arka koltuklar katlandığında bu değer 1929 litreye kadar çıkıyor. Ayrıca ön tarafta da 57 litrelik bir depolama alanı (frunk) mevcut. Elektrikli sedan, 74,9 kWsa LFP ve 92,2 kWsa NMC olmak üzere iki batarya seçeneğiyle geliyor. Versiyona göre menzil 702 ila 820 kilometre arasında değişiyor. Arkadan itişli baz model 270 kW güç sunarken, çift motorlu dört çeker versiyon 437 kW’a ulaşıyor ve 0’dan 100 km/s’ye sadece 3,7 saniyede çıkıyor. Konfor tarafında ise standart olarak sunulan çift körüklü havalı süspansiyon devreye giriyor. Xpeng, sedanı dört farklı versiyonla satışa çıkarıyor: P7 720 olarak adlandırılan giriş versiyon, büyük bataryaya sahip P7 820, çift motora sahip dört tekerlekten çekişli P7 750 AWD ve kısa süre önce tanıtılan makas kapılı (yukarı doğru açılan kapılar) özel AWD versiyonu. Bu özel versiyon, Çin'de 42.200 dolarlık fiyat etiketine sahip. Avrupa’da satışa sunulması neredeyse kesin gözüyle bakılsa da, Çinli elektrikli araçlara getirilen ek gümrük vergileri ve ithalat maliyetleri nedeniyle fiyatların Çin’e kıyasla oldukça yüksek olması bekleniyor.