Gündem

MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır?

MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır sorusu pek çok kişinin gündeminde. Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı yolladı. Gönderilen yazıya göre il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumu müdürlükleri 17 Mayıs 2021 tarihinde, maaş bordrosuna ait tevkifat listelerini mal müdürlerinden alıp bu listelere göre sendikal personel tespit forumunu dolduracak ve ilgili sendika yetkilisine imzalatıp en geç 18 Mayıs 2021 Salı günü mesai bitimine kadar bağlı oldukları il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edecekler. Peki, MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır? İşte, MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır sorusunun detaylı yanıtı...   More

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yetkili sendika belirleme işlemlerini başlattı. Bu gelişmenin ardından MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır sorusu gündeme geldi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla 81 ile gönderilen yazı ile hayat boyu öğrenme kurumlarında verilen tüm kursların,17 Mayıs 2021 tarihine kadar durdurulduğu duyuruldu. Peki, MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır? İşte, MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır sorusunun detaylı yanıtı…  

MEB sendika tevkifat listesi nereden alınır?  

Bilindiği üzere 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 30’uncu maddesinde; “Tespite ilişkin toplantıya kurumum işveren vekili ile tahakkuk memuru veya mali hizmetler birimi yetkilisi ve kurumun hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalardan birer temsilci alınır. Toplantı her yıl 15 Mayıs tarihinden sonra beş iş günü içerisinde kurumca belirlenerek sendikalara bildirilen yer ve günde yapılır. Bu Kanuna tabi olarak kurumda çalışan kamu görevlilerinin, 15 mayıs tarihi itibarıyla listesi ile ilyelerinden aidat kesintisi yapılan sendikalarm üyelerini gösterir liste, toplantıya kanilanlarca değerlendirilir. Bu değerlendirmeden sonra, toplam kamu görevlisi sayısı ile sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre toplam sayıları belirten tutanak toplantıya katılan taraflarca imzalanır. imzalı tutanak, kamu işvereni ve sendikalarca Mayıs ayının son iş gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir. Kurumları taşra teşkilatları, yukarıdaki esaslara göre tarafları kanlımı ile yapılacak toplantı neticesinde düzenlenecek tutanakları kurum merkezinde yapılacak tespitte değerlendirilmek üzere 15 mayıs tarihini takip eden iki iş günü içerisinde kurum merkezine gönderirler. Bu tutanaklar kurum merkezinde tarafların katılımı ile tek futanak haline getirilir.” hükmüne yer verilmiştir. 

Aynı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; kamu görevlisinin, bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini ifade edeceği belirtilmiş; 25’inci maddesinde ise; “Kamu görevlileri sendikasma, kamu görevlisinin ödeyeceği üyelik ödentileri, 14’üncü madde çerçevesinde doldurulan üyelik başvuru formuna ve sendika tüzüğünde belirtilen aylık ödenti fularma göre kamu işverenince aylığından kesilerek beş gün içinde sendikalarm banka hesaplarma yatırılır ve ödenti listesinin bir örneği ilgili sendikaya gönderilir. Kamu işvereni, sendikaya üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesini her aym son haftasında, işyerinde herkesin görebileceği yerde ve kurumsal diceyde duyurulabilecek diğer araçlarla ilan eder.” Denilmiştir. Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce yapılan sendika aidatları ile ilgili duyuruda; “Kurum maaş hesabı yapıldıktan sonra (Mayıs ay maaşından sendika kesintisi yapılmayanlar) Mayıs ayım 15’ine kadar herhangi bir sendikaya yeni üye olan personel için, personelden nakden tahsil edilen sendika kesintisi tutarı Personel Modülünde bulunan Bordro Bilgi Girişi Formundan girilerek ek bordrosu sistemde oluşturulacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.  

Bu çerçevede, Bakanlığımızın taşra teşkilatında 2021 yılı yetkili sendika belirleme çalışmaları kapsamında yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir. 

1- il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumu müdürlükleri; 

a) Sendikadan istifa, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Konfederasyonlarınca Düzenlenecek Üyeliğe Başvuru Belgesi, Çekilme Bildirimlerinin Şekli, İçeriği, Tutulacak Defterlerin Şekli, İhtiva Edeceği BilgilerİleKayıtların Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe ekli Ek-3 Kamu Görevlileri Sendikaları Kamu Görevlisinin Üyelikten Çekilme Bildirimi Formunun işyeri gelen evrak kaydına işlendiği tarihten başlayarak otuz gün sonra geçerli olacağından, üyesi oldukları sendikalardan istifa edenlerin bu süre içindeki maaşlarından üyelik ödentisi kesintisi yapılması, 

b) Sendika üyesi olmak isteyenlerden, adaylık veya deneme süresini tamamlamış olma gibi bir şart aranmaması,

c) Sendikalı personel sayısının tespitinde, MEBBİS verilerine bakılmadan doğrudanTevkifatListelerinin dikkate alınması, Tevkifat Listelerinin belirtilen süreler içerisinde mutlaka ilgili sendikalara gönderilmesinin sağlanması,  

d) Mayıs ayına ilişkin bordroların hazırlanmasından sonra 15 Mayıs tarihine (15 Mayıs tarihinden önceki son iş günü mesai bitimine) kadar kesinleşmiş sendika üyelikleri prosedüre uygun olarak kurumlarına bildirilen ve ek bordro ile bilâhare maaşlarından kesinti yapılan personelin üyeliklerinin, sendika üye sayılarının hesaplanmasında dikkate alınması, 

e) Aynı anda iki sendika üyesi olunmasınaimkanverilmemesi, birden çok sendikaya üyelik halinde ise sonraki üyeliklerin geçersiz olduğu,  

f) il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumlarında sendikali personel olmasada,bu yazıya ekli Ek-1 Okul veya Kurum Sendikalı Personel Tespit Formunun doldurulması,  

g) Aylıksız izne ayrılan profesyonel sendika ve şube yöneticilerinin, bu yazıya ekli Ek-4 4688Sayılı Kanunun18’inci Maddesine Göre Aylıksız İzne Ayrılan Sendikali Personel Tespit Formuna işlenmesi ve kadrosunun bulunduğu birimlerde sendikalarının üye sayılarının belirlendiği Ek-1 Okul veya Kurum Sendikalı Personel Tespit Formunda değerlendirilmesi, (Aylıksız izne ayrılan personel olmasa da bu form doldurulacaktır.)  

ğ) Doğum, askerlik, isteğe bağlı ve benzeri nedenlerle aylıksız izne ayrılanların Ek-4 Forma işlenmemesi, sadece sendika yöneticisi olup da aylıksız izne ayrılanların söz konusu Forma işlenmesi,  

h) il bazında sendikaların üye sayılarının eşit olması halinde ise en çok üye kaydetmiş iki sendikanın mutabakatı ilekur’açekimi yapılarak yetkili sendikanın belirlenmesi,  

1) Sözleşmeli öğretmenlerin de sendika üyesi olabilecekleri, hususları göz önünde bulundurulacaktır.  

2- il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumu müdürlüklerince, 17 Mayıs 2021 tarihinde maaş bordrosuna ait Tevkifat Listeleri mal müdürlüklerinden/saymanlıklardan alınıp bu Tevkifat Listelerine göre bu yazıya ekli Ek-1 Okul veya Kurum Sendikali Personel Tespit Formu doldurulacak ve varsa sendika yetkililerine de imzalatılarak en geç 18 Mayıs 2021 Salı günü mesai bitimine kadar bağlı oldukları il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edilecektir.  

3- il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumu müdürlüklerinde sendikalı personel bulunmaması halinde de Ek-1 Form doldurularak bağlı oldukları il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edilecek ve doldurulan Ek-1 Formun bir örneği personelin görebileceği öğretmenler odası ve benzeri yerlere asılacaktır.  

4- İlçe milli eğitim müdürlükleri, eğitim kurumu müdürlüklerinden gelen Ek-1 Formları, bu yazıya ekli Ek-2 Ilçe Sendikalı Personel Tespit Formuna dönüştürecek ve varsa sendikaların ilçe temsilcilerinin de imzasını alarak 20 Mayıs 2021 Perşembe günü mesai bitimine kadar il milli eğitim müdürlüklerine teslim edecektir.  

5- il milli eğitim müdürlükleri, ilçe milli eğitim müdürlüklerinden gelen Ek-2 Formları, bu yazıya ekli Ek-3 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 30 uncu Maddesinin İkinci Fıkrasının (a) Bendi Gereğince Yapılan Toplantı Tutanağı Formuna dönüştürecek; sendikaların il şube yetkilisi (yoksa il temsilcileri) ile toplantı yaparak tutanak imza altına alınacak ve bir nüshası toplantıya katılan sendika yetkilisine/temsilcisine verilecektir.  

6- İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile eğitim kurumu müdürlüklerince, sendikalı personel tespit formlarının sendikalar tarafından imzalanması için yapılan yazılı duyuruda belirtilen tarihte ve yerde toplantıya gelmeyen sendika olması halinde, gelmeyen sendika için tutanak tutulacak; belirlenen tarihte ve yerde toplantıya gelmeyen sendika için toplantı tarihi ertelenmeyecektir.  

7- il milli eğitim müdürlüklerince imzalanan Ek-3 ve Ek-4 Formlar en geç 24 Mayıs 2021 Pazartesi günü mesai bitimine kadar sendikalar@meb.gov.tr e-posta adresine pdf formatında gönderilecek; ayrıca, Ek-3 ve Ek-4 Formlar resmi yazıyla en kısa zamanda Personel Genel Müdürlüğüne gönderilecektir.  

8- il milli eğitim müdürlüklerinde sendika temsilcileri ile yapılan toplantıda sendika temsilcilerinin tutanağı şerh yazarak imzalamaları halinde, ayrı bir kağıda yazılan bu şerhlerin bir örneği, imzalanan Ek-3 Form ile birlikte Bakanlığımıza gönderilecektir. Ayrıca, somut bilgi ve belgeye dayalı şerhler ilgili mevzuat çerçevesinde incelettirilecek; varsa, sorumlular hakkında işlem yapılacaktır. Yapılan incelemenin sonucu, şerh yazan sendikaya (şube veya temsilciliğine) ve Personel Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.  

9- il milli eğitim müdürlüklerinde yetkili sendika belirleme çalışmalarını yürütecek yetkilinin iletişim bilgileri, 10 Mayıs 2021 tarihine kadar sendikalar@meb.gov.tr adresine gönderilecektir.  

10- Yetkili sendika belirleme çalışmalarının ilgili mevzuatına uygun yürütülmesinin sağlanması amacıyla, bu yazı ekinde yer alan formları Tevkifat Listelerine uygun olarak doldurmayan okul ve kurum müdürleri ile özellikle sendikalara üye olma ve sendika üyeliğinden çekilmede yapılacak iş ve işlemleri mevzuata uygun olarak zamanında gerçekleştirmeyenler hakkında valiliklerce inceleme başlatılacaktır. 

 

Önceki Haberler

Toyota ABD’de 550 bin aracını kritik arıza nedeniyle geri çağırıyor

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından Çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, geri çağırma kapsamına 550 bin 7 aracın girdiği belirtildi. Söz konusu karar, belirli 2021-2024 model yıllarına ait Highlander ve Highlander Hybrid model araçları kapsıyor. İncelemeler sonucunda, bu araçların ikinci sıra koltuk arkalıklarının ayar sırasında yerine tam olarak kilitlenemediği tespit edildi. Bu durumun, olası bir kaza anında yolcuların güvenliğini tehlikeye atabileceği ve yaralanma riskini önemli ölçüde artırabileceği kaydedildi. Koltuk mekanizmasındaki teknik hata ve çözüm süreci NHTSA tarafından detaylandırılan teknik raporda, araçların ikinci sıra koltuklarında bulunan koltuk arkalığı yatırma tertibatındaki bir arıza üzerinde duruluyor. Belirlenen modellere ait mekanizmalarda yer alan geri dönüş yaylarının, kullanım sırasında kilitlenme işlevini yerine getirmeyebildiği ifade edildi. Bu durumun sürüş güvenliğini doğrudan etkileyebileceği vurgulanırken, Toyota'nın söz konusu güvenlik açığını gidermek için kapsamlı bir onarım programı başlattığı bildirildi. Şirket, yetkili servisler aracılığıyla gerçekleştirilecek olan bu operasyonda, sorunlu olduğu tespit edilen koltuk arkalığı yatırma tertibatlarındaki geri dönüş yaylarını yenileriyle değiştirecek. Geri çağırma işlemi kapsamında yapılacak tüm parça değişimleri ve işçilik hizmetleri, araç sahiplerine herhangi bir ek maliyet yansıtılmadan, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Araç sahiplerine yönelik bilgilendirme sürecinin kısa süre içinde resmi kanallardan başlatılması bekleniyor. Otomotiv sektöründe güvenlik denetimleri ve Toyota'nın pazar konumu Son yıllarda küresel otomobil pazarında artan teknolojik karmaşıklık ve sıkılaşan güvenlik denetimleri, üreticilerin büyük ölçekli geri çağırma kararlarını daha sık duyurmasına neden oluyor. Toyota’nın bu son hamlesi, özellikle markanın en popüler SUV modellerinden biri olan Highlander üzerindeki kalite kontrol süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Kuzey Amerika pazarı, Toyota için kritik bir öneme sahip olduğundan, şirketin bu tür güvenlik risklerine karşı hızlı aksiyon alması, marka sadakati ve tüketici güvenini koruma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Piyasa uzmanları, bu tür geri çağırma operasyonlarının kısa vadede maliyetleri artırsa da, uzun vadede markaların hukuki sorumluluklarını azaltması ve güvenlik imajını güçlendirmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde benzer teknik incelemelerin diğer pazarlara da yansıyıp yansımayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Bu gelişmenin ardından Toyota hisselerinin piyasa performansı ve tüketici geri bildirimleri, otomotiv sektöründeki genel kalite standartları tartışmalarını da beraberinde getirebilir.

11 Mart 2026

Altın fiyatları Orta Doğu’da gerilimin düşmesiyle şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmaların sona ermek üzere olduğuna dair yaptığı açıklamaların ardından, değerli metalin ons fiyatında belirgin bir artış kaydedildi. Comex piyasasında Mart vadeli altın sözleşmeleri, Dow Jones endeksi verilerine göre yüzde 2,7 oranında değer kazanarak 5.229 dolar seviyesine tırmandı. Gümüş vadeli işlemleri ise aynı dönemde yüzde 6’lık sert bir yükselişle altına eşlik etti. Normal şartlarda jeopolitik risklerin azaldığı dönemlerde satış baskısı altında kalması beklenen altının, de-eskalasyon (gerilimin düşmesi) mesajları verilirken yükselmesi piyasa analistleri tarafından "beklentilerin aksine bir hareket" olarak nitelendiriliyor. Risk iştahındaki artış ve dolar endeksindeki geri çekilme Altın fiyatlarındaki bu sıra dışı yükseliş, küresel piyasalardaki genel risk iştahının artması ve riskli varlıklara yönelimin güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor. ADM Investor Services Başekonomisti Marc Ostwald, konuya ilişkin değerlendirmesinde, değerli metallerdeki bu hareketin hisse senedi piyasalarındaki yükselişle paralel bir "risk açık" (risk-on) iştahının parçası olduğunu ifade etti. Jeopolitik gerilimin düşmesiyle birlikte enerji maliyetlerinde yaşanan rahatlama, küresel ekonomiye dair olumlu beklentileri destekleyerek varlık fiyatlarını yukarı çekiyor. Diğer taraftan, ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY dolar endeksinin, petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak gerilemesi altını destekleyen bir diğer unsur oldu. ABD doları ile altın fiyatları arasındaki geleneksel ters korelasyonun çalışması, doların zayıfladığı bu süreçte değerli metalin elini güçlendirdi. Başkan Trump’ın İran’daki operasyonların "büyük ölçüde tamamlandığına" dair sosyal medyaya yansıyan ifadeleri, piyasada ilk etapta belirsizliğin azaldığına dair bir iyimserlik yaratsa da, bu durumun kalıcılığı faiz politikalarına yönelik beklentilere bağlı görünüyor. Merkez bankalarının alımları ve altın fiyatlarını etkileyen unsurlar Piyasadaki anlık jeopolitik gelişmelere ek olarak, fiziksel altın talebindeki kurumsal süreklilik fiyatların desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor. Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) resmi verilerine göre, banka Şubat ayında üst üste 16. ayında da altın rezervlerini artırmaya devam etti. Çin’in toplam altın rezervlerinin 74,2 milyon onsa ulaşması, merkez bankalarının portföylerini çeşitlendirme stratejisinin sürdüğünü ve bu durumun fiyatlar için uzun vadeli bir destek seviyesi oluşturduğunu kanıtlıyor. Ekonomist Marc Ostwald’a göre, piyasalardaki mevcut atmosfer her ne kadar iyimser görünse de riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Gerilimin yeniden tırmanması durumunda petrol fiyatlarının tekrar yükselişe geçebileceği ve bunun da merkez bankalarının faiz indirimlerini askıya almasına neden olabileceği vurgulanıyor. "Yüksek faiz, uzun süre" (higher-for-longer) senaryosunun geri dönmesi, normal şartlarda altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Özetle, altın fiyatları kısa vadede jeopolitik manşetler ve doların seyriyle yön bulsa da, uzun vadeli projeksiyonlarda küresel para politikaları ve merkez bankası rezerv yönetimi hamleleri belirleyici olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Bitcoin yeniden 70 bin doların altına geriledi

Dünyanın en büyük kripto parası, son 24 saat içinde yüzde 0,7 değer kaybederek 69.922 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Yatırımcıların Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeleri ve bugün açıklanacak olan ABD enflasyon verilerini yakından takip etmesi, piyasalarda temkinli bir bekleyişe yol açtı. Bitcoin’deki bu aşağı yönlü ivme diğer dijital varlıklara da yansırken; Ethereum yüzde 1,4, XRP ise yüzde 0,4 oranında değer kaybı yaşadı. Piyasalardaki bu geri çekilme, küresel finans piyasalarındaki genel düşüş eğilimiyle paralellik gösteriyor. Küresel piyasalar ve Bitcoin fiyatı üzerindeki makroekonomik baskılar Dijital varlıklardaki değer kaybı, geleneksel finans piyasalarındaki satış baskısını takip ediyor. Salı günü Dow Jones endeksi yüzde 0,1 oranında sınırlı bir düşüşle kapanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti. Özellikle İran ile ilgili askeri sürece dair net bir takvimin ortaya çıkmaması, risk iştahını baskılayan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşma eğilimi, kripto para birimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Öte yandan piyasa aktörleri, bugün açıklanacak olan Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporuna odaklanmış durumda. Bu rapor, enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerindeki olası etkilerini anlamak açısından kritik bir önem taşıyor. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği endişesi kripto para birimlerindeki volatiliteyi artırabilir. Fed faiz kararı beklentileri ve kripto piyasasında görünüm ABD Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17-18 Mart tarihlerinde yapacağı toplantıda faiz indirimi ihtimali, CME FedWatch aracına göre yüzde 1'in altında seyrediyor. Buna rağmen, kripto para yatırımcıları enflasyon raporunu ABD para politikasının izleyeceği yolu tahmin etmek için dikkatle inceliyor. Tarihsel olarak faiz oranları ile dijital varlık fiyatlarının ters yönde hareket etme eğilimi, enflasyon verisini kripto para ekosistemi için en önemli makroekonomik değişkenlerden biri haline getiriyor. Yüksek seyreden faiz oranları, yatırımcıları daha güvenli limanlara yönlendirirken Bitcoin fiyatı gibi riskli varlık sınıfları üzerinde likidite baskısı yaratıyor. Piyasa analistleri, enflasyonda kalıcı bir yavaşlama sinyali gelmedikçe kripto varlıklardaki yükselişin sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Sonuç olarak, Orta Doğu’daki askeri gerilimin seyri ve Fed’in faiz patikasını belirleyecek olan veriler, kısa vadede kripto piyasasının yönünü tayin edecek ana unsurlar olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Petrol fiyatları Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle yükselişte

Küresel gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5 artışla varil başına 92,47 dolara ulaşırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri ise günün erken saatlerinde yüzde 5,8 değer kazanarak 88,27 dolardan işlem gördü. Piyasalardaki bu hareketlilik, enerji devleri Exxon, Chevron ve Occidental Petroleum hisselerinin de açılış öncesi işlemlerde yukarı yönlü bir ivme kazanmasına yol açtı. Fiyatlardaki artışta, bölgedeki jeopolitik risklerin yanı sıra IEA'nın tarihindeki en büyük rezerv boşaltma hamlesine hazırlandığına yönelik raporlar belirleyici oluyor. Hürmüz Boğazı'nda askeri hareketlilik ve arz güvenliği endişeleri Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri hareketlilik, küresel petrol arzına yönelik endişeleri zirveye taşıyarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Salı geç saatlerde Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı boğaza mayın döşenmesinin "daha önce görülmemiş düzeyde" askeri sonuçlar doğuracağı yönündeki uyarısının ardından geldi. Bölgedeki riskler sadece askeri müdahalelerle sınırlı kalmıyor; Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) bir kargo gemisinin tanımlanamayan bir cisimle vurulduğunu, gemide yangın çıktığını ve mürettebatın tahliye edildiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Salı günü yaptığı açıklamada, boğazdan tek bir litre petrolün bile geçişine izin verilmeyeceğini ifade ederek gerilimi tırmandırdı. Ancak gemi takip verileri, İran’ın Çin başta olmak üzere bazı sevkiyatlara devam ettiğini gösteriyor. Bölgedeki bu volatilite, piyasa oyuncularının arz güvenliği konusundaki fiyatlamalarını doğrudan etkiliyor. Küresel piyasalarda IEA rezerv kararı ve enerji arzı beklentileri Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üye ülkesinin, bugün tarihin en büyük petrol rezervi hamlesini karara bağlaması bekleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre IEA, piyasaları dengelemek amacıyla 400 milyon varillik bir acil durum rezervini serbest bırakmayı planlıyor. Her ne kadar bu hacimdeki bir arzın fiyatları aşağı çekmesi beklense de, piyasa aktörleri organizasyonun elindeki 1,2 milyar varillik kamu stokunun ve 600 milyon varillik zorunlu ticari envanterin daha büyük bir kısmının devreye alınması ihtimalini de yakından takip ediyor. Hafta boyunca petrol piyasalarında gözlemlenen değişimler, ekonomik verilerden ziyade hızlı gelişen manşetler ve stratejik açıklamalarla yön buluyor. WTI fiyatlarının hafta başında 120 dolar sınırına yaklaştıktan sonra 76 dolar seviyelerine kadar gerilemesi ve ardından yeniden toparlanması, piyasanın ne denli volatil bir yapıya büründüğünü teyit ediyor. Özellikle Washington’dan gelen çelişkili açıklamalar yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor. Gelecek dönemde, bölgedeki askeri gerilimin seyrinin ve IEA'nın alacağı somut kararların petrol fiyatlarındaki ana trendi belirlemesi, enerji maliyetlerindeki artışın ise küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirmesi öngörülüyor.

11 Mart 2026

ASUS Yöneticisi, MacBook Neo’nun PC Sektörüne ‘Şok’ Olduğunu Söyledi

SUS’un Finans Direktörü Nick Wu, “Apple’ın tarihsel olarak oldukça premium fiyatlandırma stratejisi göz önüne alındığında, bu kadar uygun fiyatlı bir ürün piyasaya sürmesi tüm pazar için gerçekten büyük bir sürpriz” dedi A. Bu ifade, Seeking Alpha tarafından yayımlanan kazanç toplantısı (earnings call) transkriptine dayanıyor. Wu’nun sözleri toplantıda bulunan bir tercüman tarafından İngilizceye çevrildi. Wu, MacBook Neo’nun yalnızca 8 GB RAM gibi bazı sınırlı teknik özelliklere sahip olduğunu ve bunun belirli uygulamaların kullanımını etkileyebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak MacBook Neo incelemesi yapan Patrick Tomasso, dizüstü bilgisayarda DaVinci Resolve ve Final Cut Pro’da 4K video oynattı, Adobe Lightroom’da fotoğraf düzenledi ve Google Chrome’da birçok sekme kullandı. Tüm bunları herhangi bir sorun yaşamadan gerçekleştirdi. Hatta çoğu inceleme MacBook Neo’nun performansını övdü. Wu’ya göre Apple, MacBook Neo’yu daha çok tablet benzeri “içerik tüketimi” odaklı bir cihaz olarak konumlandırıyor gibi görünüyor. “Tabii ki tüm işleri yapamayacağı anlamına gelmiyor, ancak kullanıcı deneyimi ve donanım sınırlamaları göz önüne alındığında deneyimin ana akım ürünlerden önemli ölçüde farklı olduğunu düşünüyorum,” dedi. Buna rağmen Wu, PC endüstrisinin MacBook Neo’nun piyasaya çıkışını “çok ciddiye aldığını” söyledi. “Microsoft, Intel ve AMD gibi üst tedarikçiler dahil tüm PC üreticilerinin bu konuyu çok ciddiye aldığını ve tüm PC ekosisteminde bu ürünle nasıl rekabet edileceğini ciddi şekilde tartıştıklarını düşünüyorum,” dedi Wu. “Tüm PC ekosistemi Apple ile rekabet etmek için karşılık verecek ürünler piyasaya sürecek.” Sonuç olarak Wu, MacBook Neo’nun PC pazarındaki gerçek etkisinin henüz net olmadığını söyledi. “Pazardaki rekabetin nihai sonucunu tahmin etmek zor,” dedi. “Daha fazla zamana ihtiyacımız var.” MacBook Neo’nun piyasaya çıkışıyla birlikte rekabet için geri sayım resmen başlamış durumda.

11 Mart 2026

Yeni nesil Xpeng P7 tanıtıldı: Fiyatı ve özellikleri dikkat çekiyor

Xpeng, ikinci nesil P7’nin fiyatlarını açıkladı. 800V mimarisi üzerine geliştirilen elektrikli sedan, 219.800 yuan’dan (yaklaşık 30.750 dolar) başlayan etiketle satışa sunuldu. Selefi Avrupa’da da satıldığı için yeni P7’nin de bir süre gecikmeyle Avrupa pazarına gelmesi bekleniyor. Xpeng P7, özellikleriyle neler sunuyor Yeni Xpeng P7, Çin’de dört farklı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Ayın başında tanıtılan model, yüksek şarj gücü, uzun menzili ve büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. 800V altyapısı sayesinde 486 kW’a kadar şarj 5C desteği sunan sedan, Çin CLTC ölçümlerine göre 820 kilometreye varan menzil vadediyor. Xpeng, yalnızca 10 dakikada 525 kilometrelik menzil kazandırabildiğini, yüzde 10’dan yüzde 80’e şarjın ise 11,3 dakikada tamamlandığını iddia Yeni P7; 5,02 metre uzunluğu, 1,97 metre genişliği ve 3 metrelik aks mesafesiyle selefinden 12 cm daha büyük. Markanın en güncel Xmart Face tasarım dilini benimseyen şık bir liftback olarak karşımıza çıkıyor. Ön bölümde ince bir LED şerit ve aydınlatmalı Xpeng logosu dikkat çekiyor. Tampondaki aktif hava girişi ise sürtünmeyi azaltmak için kapatılabiliyor. P7’nin tasarımındaki diğer öne çıkan unsurlar arasında akıcı bir tavan çizgisi, gövde içine gizlenebilen kapı kolları ve aktif arka spoyler bulunuyor. Tüm bu detaylar sayesinde otomobilin hava sürtünme katsayısı yalnızca 0,201 Cd seviyesinde. İç mekânda ise tamamen yüksek teknolojiye odaklanılmış. Hareket edebilen (15 derece sağ-sol, 10 derece aşağı-yukarı) 15,6 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra Huawei teknolojisiyle geliştirilen 87 inçlik artırılmış gerçeklik özellikli devasa head-up display öne çıkıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sesli asistan ve Xpeng’in kendi geliştirdiği üç Turing AI çipi (toplam 2.500 TOPS işlem gücü) de sisteme entegre edilmiş. Bu çipler sadece bilgi-eğlence ve navigasyon için değil, Seviye 3 otonom sürüş özellikleri için de kullanılıyor. 23 hoparlörlü ses sistemine sahip olan model, 575 litre bagaj hacmine sahip. Arka koltuklar katlandığında bu değer 1929 litreye kadar çıkıyor. Ayrıca ön tarafta da 57 litrelik bir depolama alanı (frunk) mevcut. Elektrikli sedan, 74,9 kWsa LFP ve 92,2 kWsa NMC olmak üzere iki batarya seçeneğiyle geliyor. Versiyona göre menzil 702 ila 820 kilometre arasında değişiyor. Arkadan itişli baz model 270 kW güç sunarken, çift motorlu dört çeker versiyon 437 kW’a ulaşıyor ve 0’dan 100 km/s’ye sadece 3,7 saniyede çıkıyor. Konfor tarafında ise standart olarak sunulan çift körüklü havalı süspansiyon devreye giriyor. Xpeng, sedanı dört farklı versiyonla satışa çıkarıyor: P7 720 olarak adlandırılan giriş versiyon, büyük bataryaya sahip P7 820, çift motora sahip dört tekerlekten çekişli P7 750 AWD ve kısa süre önce tanıtılan makas kapılı (yukarı doğru açılan kapılar) özel AWD versiyonu. Bu özel versiyon, Çin'de 42.200 dolarlık fiyat etiketine sahip. Avrupa’da satışa sunulması neredeyse kesin gözüyle bakılsa da, Çinli elektrikli araçlara getirilen ek gümrük vergileri ve ithalat maliyetleri nedeniyle fiyatların Çin’e kıyasla oldukça yüksek olması bekleniyor.

29 Ağustos 2025