Trend Haber

Ankara piknik alanları 2021! Ankara’da nerede mangal ve piknik yapılır?

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan yeni normalleşme kurallarının ardından Ankara'da nerede mangal ve piknik yapılır sorusu gündeme getirildi. Havaların güzelleşmesiyle birlikte kendini kırsala atmak isteyen vatandaşlar bu sene nerelerde piknik yapabileceğini araştırıyor. Ayrıca yaz aylarının etkisiyle cıvıl cıvıl olan doğal alanlar pek çok kişinin ilgisini çekmeye devam ediyor. Peki, Ankara'da nerede mangal ve piknik yapılır? İşte Ankara'da nerede mangal ve piknik yapılır sorusunun yanıtı ve Ankara piknik alanları 2021...  More

Ankara’da nerede mangal ve piknik yapılır sorusu gündemde. Yeni normalleşme kararlarının ardından kapalı mekanlardan ziyade açık alanların tercih edildiği biliniyor. Bu sebeple vatandaşlar başkentin yeşil alanlarını araştırmaya başladı. Ankara’ya baharın gelmesi ile çiçeklenen ağaçların verdiği renklilik, piknik ortamları için de çok ayrı bir görsellik oluşturuyor. Peki, Ankara’da nerede mangal ve piknik yapılır? İşte Ankara’da nerede mangal ve piknik yapılır sorusunun yanıtı ve Ankara piknik alanları 2021… 

Ankara piknik alanları 2021! Ankara’da nerede mangal ve piknik yapılır? 

Ankara, başkent olması nedeniyle çok kalabalık bir şehirdir. En güncel veriler incelendiğinde Ankara’da neredeyse 5.5 milyon insan yaşamaktadır. Hayat ve iş telaşından biraz vakit bulduğunuzda bu kalabalık alanlardan kaçıp Ankara piknik yapılacak yerler ve mekanlardan birine gidebilirsiniz.  

Yeşildere Mesire Alanı 

2009 yılında halka açılan Yeşildere Mesire Alanı, Ankaralı doğa dostu insanlar için harika bir ortam. Bolca yeşil içeren, su sıkıntısı olmayan, lavabo ve mescit imkanı olan güvenli bir piknik alanı isteyenlere Yeşildere Mesire Alanı’nı önereceğiz. Havaların ısınması ile beraber mangal keyiflerinizi burada yapabilirsiniz. Eksik bir malzemeniz olduğunda piknik alanı içinde yer alan marketten temin edebilirsiniz. Her türlü konforunuzun düşünüldüğü Yeşildere piknik alanında, sevdiklerinizle beraber keyifli ve bol oksijenli bir gün geçirebilirsiniz. Üstelik her dakika açık olan mesire alanında geceden gelip güneşin doğuşunu karşılayabilirsiniz. 

Adres: Ankara Ayaş Kara Yolu Üzeri 41. Km Sincan, Ankara 

Mavi Göl 

Ankara’nın Kayaş semtine çok yakın olan Mavi Göl, her mevsimde ilgi gören bir açık hava piknik mekanıdır. Bayındır Barajı’nın yeniden düzenlenmesi ile elde edilen Mavi Göl piknik alanı, patika yolu, spor alanı ve mangal donanımları ile gelenlerin rahatını sağlıyor. Piknik masasından salıncaklara kadar dizayn edilen bu piknik alanında sevdiklerinizle beraber keyifli anlar yaşayabilirsiniz.  

Adres: 19 Mayıs bulvarı 1881. Cadde Mamak, Ankara 

Çamlıdere Aluçdağı Mesire Yeri 

Ankara’da piknik için ne çok mekan var bir bilseniz. Bu alanlardan biri de Çamlıdere Aluçdağı’dır. Selçuklu Dönemi’nden kalan bir cami de bu civarda ziyaretçilerini bekliyor. Her yıl temmuz ayında Aluçdağı’nda festivaller yapılmaktadır. Festival döneminde piknik yaparsanız oldukça kalabalık ve şenlikli bir alanla karşılaşabilirsiniz. Çamlıdere Barajı ile aynı konumda olan bu mesire yerinde keyifli bir gün geçirmek için adresi not alabilirsiniz.  

Adres: Bardakçılar Mahallesi 06740 Çamlıdere, Ankara 

Göksu Parkı 

Ankara şehir merkezinde piknik ve yürüyüş yapmak amacı ile harika bir yer keşfetmeye hazır olun. Eryaman’da bulunan Göksu Parkı içinde çardaklar, barbekü alanları, futbol sahası, yürüyüş alanı, kafe ve restoranlar bulunuyor. Her yönü ile tam bir sosyal alan Göksu Parkı, ferah ve temiz havası ile her an gidebileceğiniz bir yer. Bu piknik alanının yapılması için Susuz Göleti’nin yeniden düzenlenmesi ve temizlenmesi beklenmiş. En yeni haliyle görmek istediğinizde adresi takip edebilirsiniz. 

Adres: Göksu Mahallesi Etimesgut, Ankara 

Karagöl 

Çevresi çam ağaçları ile sarılan Karagöl, 1989 yılında halkın piknik yapması ve doğa ile buluşması adına düzenlenmiştir. Tatil günlerinizde piknik yapmak ve bir nebze doğa ile kucaklaşmak istediğinizde, Beypazarı içinde bulunan Karagöl’e gidebilirsiniz. Karagöl’de eşsiz manzarayla karşılaşıp unutulmaz anılar biriktirmek size çok iyi gelecektir. Karagöl’e ulaşmak için ise Beypazarı’na gitmeniz yeterlidir.  

Adres: Karagöl Mesire Alanı Beypazarı, Ankara 

Soğuksu Milli Parkı 

1959 yılında milli park olarak hazırlanan Soğuksu, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesi içinde yer alıyor ve çevre semtlerden de piknik yapmak isteyenleri ağırlıyor. Soğuksu bünyesinde kaplıcalar, dinlenme alanları ve piknik alanları bulunuyor. Neredeyse 35 farklı kuş türüne de ev sahipliği yapan bu bölge, adeta iklim geçişini yaşayan bir arazi olarak dikkat çeker. Piknik, yürüyüş ve doğa keşfi için oldukça verimli bir mekan olarak gezi notlarınıza eklenebilir.  

Adres: Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı Kızılcahamam, Ankara 

Mogan Gölü 

Ankaralı doğa severlerin buluşma noktası olan Gölbaşı yani Mogan Gölü, hafta sonu olduğunda dolup taşıyor. Mogan Gölü çevresinde neredeyse 160 kuş türü yaşıyor. Bu kuşların cıvıltısı eşliğinde harika bir piknik keyfine ne dersiniz? Eğer yanıtlar evet ise; piknik keyfini doyasıya yaşamak için Mogan Gölü’ne muhakkak uğramalısınız. Pikniğe kısa bir mola verip göl çevresinde yürüyüş yapma imkanınız da bulunuyor. Spor severler için tenis, futbol ve basketbol alanları da düşünülen bu piknik alanında tüm imkanlar sizi ve ailenizi bekliyor. Ankara’da tatil günlerini en iyi şekilde değerlendirmek için piknik yapmak iyi bir seçim!  

Adres: Karşıyaka Mahallesi Haymana Yolu Bulvarı Gölbaşı, Ankara  

Temelli Gölü Parkı 

Temelli Gölü Parkı, Ankara ile Eskişehir yolu üzerinde kalan ve Temelli ilçesine bağlı olan bir piknik alanıdır. 1990’lı yıllarda doğal bir göl olan Temelli Gölü, bahar mevsiminde taşma sorunlarından dolayı ikiye bölünmüş ve kısmen kurutulmuştur. Şimdilerde bu gölün çevresinde yerleşim yeri ve piknik alanı vardır. Her ne kadar doğal ortama yapılan bir müdahale olarak görülse de Temelli ve Polatlı ilçesinde yaşayan kişilere bir nebze olsun piknik alanı imkanı sunmuştur. Bu piknik alanında mangal yeri ve çardaklar mevcuttur. Temelli Gölü piknik alanında her mevsim piknik yapma şansınız da bulunuyor. 

Adres: Ankara – Eskişehir Kara Yolu Üzeri 

Çınaraltı Piknik Alanı 

A’dan Z’ye her detayı düşünülmüş bir piknik alanı arıyorsanız Çınaraltı hizmetinizde. Ücretsiz otoparkı, internet erişimi, kesintisiz su imkanı, kamelyalar içindeki elektrik girişleri ve doğal ortamı ile Çınaraltı piknik yerlerinden biri oluyor. Her yaştan kişinin konforunu düşünerek hazırlanan bu doğal ortamda, sabahtan akşama kadar pikniğin tadını çıkarabilirsiniz. Üstelik semaver çay hizmeti de sizler için düşünüldü. Eğer piknik programları yapıyorsanız Çınaraltı’nı düşünebilirsiniz. Üstelik bu doğal alanda binicilik için getirilen atlar da yer alıyor.  

Adres: Alacaatlı Mahallesi Alacaatlı Caddesi No: 76 Çayyolu, Ankara 

Kurtboğazı Barajı Mesire Alanı 

Kurtboğazı piknik alanı, Ankara’ya bağlı Kazan ilçesinde yer alır. Baraj çevresinde yapılan düzenleme ve yenilikten sonra bu bölgeye çevreden yoğun ilgi gelmiştir. Genellikle hafta sonu oturmaya yer bulamayacağınız bu alana herkes piknik ve kahvaltı yapmak için geliyor. Kesintisiz güvenlik hizmeti ile gelen misafirlerin güvenliği sağlanırken, gölün çevresinin de can güvenliği için düzenlendiğini belirtmek istiyoruz. Güzel bir gün geçirmek ve piknik tadını almak istediğinizde Kurtboğazı Barajı piknik alanına gitmek güzel bir fikir olabilir. 

Adres: Ankara İstanbul Kara Yolu üzeri 56. Km Ciğir/Kazan, Ankara

Önceki Haberler

Toyota ABD’de 550 bin aracını kritik arıza nedeniyle geri çağırıyor

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından Çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, geri çağırma kapsamına 550 bin 7 aracın girdiği belirtildi. Söz konusu karar, belirli 2021-2024 model yıllarına ait Highlander ve Highlander Hybrid model araçları kapsıyor. İncelemeler sonucunda, bu araçların ikinci sıra koltuk arkalıklarının ayar sırasında yerine tam olarak kilitlenemediği tespit edildi. Bu durumun, olası bir kaza anında yolcuların güvenliğini tehlikeye atabileceği ve yaralanma riskini önemli ölçüde artırabileceği kaydedildi. Koltuk mekanizmasındaki teknik hata ve çözüm süreci NHTSA tarafından detaylandırılan teknik raporda, araçların ikinci sıra koltuklarında bulunan koltuk arkalığı yatırma tertibatındaki bir arıza üzerinde duruluyor. Belirlenen modellere ait mekanizmalarda yer alan geri dönüş yaylarının, kullanım sırasında kilitlenme işlevini yerine getirmeyebildiği ifade edildi. Bu durumun sürüş güvenliğini doğrudan etkileyebileceği vurgulanırken, Toyota'nın söz konusu güvenlik açığını gidermek için kapsamlı bir onarım programı başlattığı bildirildi. Şirket, yetkili servisler aracılığıyla gerçekleştirilecek olan bu operasyonda, sorunlu olduğu tespit edilen koltuk arkalığı yatırma tertibatlarındaki geri dönüş yaylarını yenileriyle değiştirecek. Geri çağırma işlemi kapsamında yapılacak tüm parça değişimleri ve işçilik hizmetleri, araç sahiplerine herhangi bir ek maliyet yansıtılmadan, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Araç sahiplerine yönelik bilgilendirme sürecinin kısa süre içinde resmi kanallardan başlatılması bekleniyor. Otomotiv sektöründe güvenlik denetimleri ve Toyota'nın pazar konumu Son yıllarda küresel otomobil pazarında artan teknolojik karmaşıklık ve sıkılaşan güvenlik denetimleri, üreticilerin büyük ölçekli geri çağırma kararlarını daha sık duyurmasına neden oluyor. Toyota’nın bu son hamlesi, özellikle markanın en popüler SUV modellerinden biri olan Highlander üzerindeki kalite kontrol süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Kuzey Amerika pazarı, Toyota için kritik bir öneme sahip olduğundan, şirketin bu tür güvenlik risklerine karşı hızlı aksiyon alması, marka sadakati ve tüketici güvenini koruma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Piyasa uzmanları, bu tür geri çağırma operasyonlarının kısa vadede maliyetleri artırsa da, uzun vadede markaların hukuki sorumluluklarını azaltması ve güvenlik imajını güçlendirmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde benzer teknik incelemelerin diğer pazarlara da yansıyıp yansımayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Bu gelişmenin ardından Toyota hisselerinin piyasa performansı ve tüketici geri bildirimleri, otomotiv sektöründeki genel kalite standartları tartışmalarını da beraberinde getirebilir.

11 Mart 2026

Altın fiyatları Orta Doğu’da gerilimin düşmesiyle şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmaların sona ermek üzere olduğuna dair yaptığı açıklamaların ardından, değerli metalin ons fiyatında belirgin bir artış kaydedildi. Comex piyasasında Mart vadeli altın sözleşmeleri, Dow Jones endeksi verilerine göre yüzde 2,7 oranında değer kazanarak 5.229 dolar seviyesine tırmandı. Gümüş vadeli işlemleri ise aynı dönemde yüzde 6’lık sert bir yükselişle altına eşlik etti. Normal şartlarda jeopolitik risklerin azaldığı dönemlerde satış baskısı altında kalması beklenen altının, de-eskalasyon (gerilimin düşmesi) mesajları verilirken yükselmesi piyasa analistleri tarafından "beklentilerin aksine bir hareket" olarak nitelendiriliyor. Risk iştahındaki artış ve dolar endeksindeki geri çekilme Altın fiyatlarındaki bu sıra dışı yükseliş, küresel piyasalardaki genel risk iştahının artması ve riskli varlıklara yönelimin güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor. ADM Investor Services Başekonomisti Marc Ostwald, konuya ilişkin değerlendirmesinde, değerli metallerdeki bu hareketin hisse senedi piyasalarındaki yükselişle paralel bir "risk açık" (risk-on) iştahının parçası olduğunu ifade etti. Jeopolitik gerilimin düşmesiyle birlikte enerji maliyetlerinde yaşanan rahatlama, küresel ekonomiye dair olumlu beklentileri destekleyerek varlık fiyatlarını yukarı çekiyor. Diğer taraftan, ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY dolar endeksinin, petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak gerilemesi altını destekleyen bir diğer unsur oldu. ABD doları ile altın fiyatları arasındaki geleneksel ters korelasyonun çalışması, doların zayıfladığı bu süreçte değerli metalin elini güçlendirdi. Başkan Trump’ın İran’daki operasyonların "büyük ölçüde tamamlandığına" dair sosyal medyaya yansıyan ifadeleri, piyasada ilk etapta belirsizliğin azaldığına dair bir iyimserlik yaratsa da, bu durumun kalıcılığı faiz politikalarına yönelik beklentilere bağlı görünüyor. Merkez bankalarının alımları ve altın fiyatlarını etkileyen unsurlar Piyasadaki anlık jeopolitik gelişmelere ek olarak, fiziksel altın talebindeki kurumsal süreklilik fiyatların desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor. Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) resmi verilerine göre, banka Şubat ayında üst üste 16. ayında da altın rezervlerini artırmaya devam etti. Çin’in toplam altın rezervlerinin 74,2 milyon onsa ulaşması, merkez bankalarının portföylerini çeşitlendirme stratejisinin sürdüğünü ve bu durumun fiyatlar için uzun vadeli bir destek seviyesi oluşturduğunu kanıtlıyor. Ekonomist Marc Ostwald’a göre, piyasalardaki mevcut atmosfer her ne kadar iyimser görünse de riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Gerilimin yeniden tırmanması durumunda petrol fiyatlarının tekrar yükselişe geçebileceği ve bunun da merkez bankalarının faiz indirimlerini askıya almasına neden olabileceği vurgulanıyor. "Yüksek faiz, uzun süre" (higher-for-longer) senaryosunun geri dönmesi, normal şartlarda altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Özetle, altın fiyatları kısa vadede jeopolitik manşetler ve doların seyriyle yön bulsa da, uzun vadeli projeksiyonlarda küresel para politikaları ve merkez bankası rezerv yönetimi hamleleri belirleyici olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Bitcoin yeniden 70 bin doların altına geriledi

Dünyanın en büyük kripto parası, son 24 saat içinde yüzde 0,7 değer kaybederek 69.922 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Yatırımcıların Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeleri ve bugün açıklanacak olan ABD enflasyon verilerini yakından takip etmesi, piyasalarda temkinli bir bekleyişe yol açtı. Bitcoin’deki bu aşağı yönlü ivme diğer dijital varlıklara da yansırken; Ethereum yüzde 1,4, XRP ise yüzde 0,4 oranında değer kaybı yaşadı. Piyasalardaki bu geri çekilme, küresel finans piyasalarındaki genel düşüş eğilimiyle paralellik gösteriyor. Küresel piyasalar ve Bitcoin fiyatı üzerindeki makroekonomik baskılar Dijital varlıklardaki değer kaybı, geleneksel finans piyasalarındaki satış baskısını takip ediyor. Salı günü Dow Jones endeksi yüzde 0,1 oranında sınırlı bir düşüşle kapanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti. Özellikle İran ile ilgili askeri sürece dair net bir takvimin ortaya çıkmaması, risk iştahını baskılayan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşma eğilimi, kripto para birimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Öte yandan piyasa aktörleri, bugün açıklanacak olan Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporuna odaklanmış durumda. Bu rapor, enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerindeki olası etkilerini anlamak açısından kritik bir önem taşıyor. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği endişesi kripto para birimlerindeki volatiliteyi artırabilir. Fed faiz kararı beklentileri ve kripto piyasasında görünüm ABD Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17-18 Mart tarihlerinde yapacağı toplantıda faiz indirimi ihtimali, CME FedWatch aracına göre yüzde 1'in altında seyrediyor. Buna rağmen, kripto para yatırımcıları enflasyon raporunu ABD para politikasının izleyeceği yolu tahmin etmek için dikkatle inceliyor. Tarihsel olarak faiz oranları ile dijital varlık fiyatlarının ters yönde hareket etme eğilimi, enflasyon verisini kripto para ekosistemi için en önemli makroekonomik değişkenlerden biri haline getiriyor. Yüksek seyreden faiz oranları, yatırımcıları daha güvenli limanlara yönlendirirken Bitcoin fiyatı gibi riskli varlık sınıfları üzerinde likidite baskısı yaratıyor. Piyasa analistleri, enflasyonda kalıcı bir yavaşlama sinyali gelmedikçe kripto varlıklardaki yükselişin sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Sonuç olarak, Orta Doğu’daki askeri gerilimin seyri ve Fed’in faiz patikasını belirleyecek olan veriler, kısa vadede kripto piyasasının yönünü tayin edecek ana unsurlar olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Petrol fiyatları Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle yükselişte

Küresel gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5 artışla varil başına 92,47 dolara ulaşırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri ise günün erken saatlerinde yüzde 5,8 değer kazanarak 88,27 dolardan işlem gördü. Piyasalardaki bu hareketlilik, enerji devleri Exxon, Chevron ve Occidental Petroleum hisselerinin de açılış öncesi işlemlerde yukarı yönlü bir ivme kazanmasına yol açtı. Fiyatlardaki artışta, bölgedeki jeopolitik risklerin yanı sıra IEA'nın tarihindeki en büyük rezerv boşaltma hamlesine hazırlandığına yönelik raporlar belirleyici oluyor. Hürmüz Boğazı'nda askeri hareketlilik ve arz güvenliği endişeleri Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri hareketlilik, küresel petrol arzına yönelik endişeleri zirveye taşıyarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Salı geç saatlerde Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı boğaza mayın döşenmesinin "daha önce görülmemiş düzeyde" askeri sonuçlar doğuracağı yönündeki uyarısının ardından geldi. Bölgedeki riskler sadece askeri müdahalelerle sınırlı kalmıyor; Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) bir kargo gemisinin tanımlanamayan bir cisimle vurulduğunu, gemide yangın çıktığını ve mürettebatın tahliye edildiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Salı günü yaptığı açıklamada, boğazdan tek bir litre petrolün bile geçişine izin verilmeyeceğini ifade ederek gerilimi tırmandırdı. Ancak gemi takip verileri, İran’ın Çin başta olmak üzere bazı sevkiyatlara devam ettiğini gösteriyor. Bölgedeki bu volatilite, piyasa oyuncularının arz güvenliği konusundaki fiyatlamalarını doğrudan etkiliyor. Küresel piyasalarda IEA rezerv kararı ve enerji arzı beklentileri Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üye ülkesinin, bugün tarihin en büyük petrol rezervi hamlesini karara bağlaması bekleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre IEA, piyasaları dengelemek amacıyla 400 milyon varillik bir acil durum rezervini serbest bırakmayı planlıyor. Her ne kadar bu hacimdeki bir arzın fiyatları aşağı çekmesi beklense de, piyasa aktörleri organizasyonun elindeki 1,2 milyar varillik kamu stokunun ve 600 milyon varillik zorunlu ticari envanterin daha büyük bir kısmının devreye alınması ihtimalini de yakından takip ediyor. Hafta boyunca petrol piyasalarında gözlemlenen değişimler, ekonomik verilerden ziyade hızlı gelişen manşetler ve stratejik açıklamalarla yön buluyor. WTI fiyatlarının hafta başında 120 dolar sınırına yaklaştıktan sonra 76 dolar seviyelerine kadar gerilemesi ve ardından yeniden toparlanması, piyasanın ne denli volatil bir yapıya büründüğünü teyit ediyor. Özellikle Washington’dan gelen çelişkili açıklamalar yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor. Gelecek dönemde, bölgedeki askeri gerilimin seyrinin ve IEA'nın alacağı somut kararların petrol fiyatlarındaki ana trendi belirlemesi, enerji maliyetlerindeki artışın ise küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirmesi öngörülüyor.

11 Mart 2026

ASUS Yöneticisi, MacBook Neo’nun PC Sektörüne ‘Şok’ Olduğunu Söyledi

SUS’un Finans Direktörü Nick Wu, “Apple’ın tarihsel olarak oldukça premium fiyatlandırma stratejisi göz önüne alındığında, bu kadar uygun fiyatlı bir ürün piyasaya sürmesi tüm pazar için gerçekten büyük bir sürpriz” dedi A. Bu ifade, Seeking Alpha tarafından yayımlanan kazanç toplantısı (earnings call) transkriptine dayanıyor. Wu’nun sözleri toplantıda bulunan bir tercüman tarafından İngilizceye çevrildi. Wu, MacBook Neo’nun yalnızca 8 GB RAM gibi bazı sınırlı teknik özelliklere sahip olduğunu ve bunun belirli uygulamaların kullanımını etkileyebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak MacBook Neo incelemesi yapan Patrick Tomasso, dizüstü bilgisayarda DaVinci Resolve ve Final Cut Pro’da 4K video oynattı, Adobe Lightroom’da fotoğraf düzenledi ve Google Chrome’da birçok sekme kullandı. Tüm bunları herhangi bir sorun yaşamadan gerçekleştirdi. Hatta çoğu inceleme MacBook Neo’nun performansını övdü. Wu’ya göre Apple, MacBook Neo’yu daha çok tablet benzeri “içerik tüketimi” odaklı bir cihaz olarak konumlandırıyor gibi görünüyor. “Tabii ki tüm işleri yapamayacağı anlamına gelmiyor, ancak kullanıcı deneyimi ve donanım sınırlamaları göz önüne alındığında deneyimin ana akım ürünlerden önemli ölçüde farklı olduğunu düşünüyorum,” dedi. Buna rağmen Wu, PC endüstrisinin MacBook Neo’nun piyasaya çıkışını “çok ciddiye aldığını” söyledi. “Microsoft, Intel ve AMD gibi üst tedarikçiler dahil tüm PC üreticilerinin bu konuyu çok ciddiye aldığını ve tüm PC ekosisteminde bu ürünle nasıl rekabet edileceğini ciddi şekilde tartıştıklarını düşünüyorum,” dedi Wu. “Tüm PC ekosistemi Apple ile rekabet etmek için karşılık verecek ürünler piyasaya sürecek.” Sonuç olarak Wu, MacBook Neo’nun PC pazarındaki gerçek etkisinin henüz net olmadığını söyledi. “Pazardaki rekabetin nihai sonucunu tahmin etmek zor,” dedi. “Daha fazla zamana ihtiyacımız var.” MacBook Neo’nun piyasaya çıkışıyla birlikte rekabet için geri sayım resmen başlamış durumda.

11 Mart 2026

Yeni nesil Xpeng P7 tanıtıldı: Fiyatı ve özellikleri dikkat çekiyor

Xpeng, ikinci nesil P7’nin fiyatlarını açıkladı. 800V mimarisi üzerine geliştirilen elektrikli sedan, 219.800 yuan’dan (yaklaşık 30.750 dolar) başlayan etiketle satışa sunuldu. Selefi Avrupa’da da satıldığı için yeni P7’nin de bir süre gecikmeyle Avrupa pazarına gelmesi bekleniyor. Xpeng P7, özellikleriyle neler sunuyor Yeni Xpeng P7, Çin’de dört farklı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Ayın başında tanıtılan model, yüksek şarj gücü, uzun menzili ve büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. 800V altyapısı sayesinde 486 kW’a kadar şarj 5C desteği sunan sedan, Çin CLTC ölçümlerine göre 820 kilometreye varan menzil vadediyor. Xpeng, yalnızca 10 dakikada 525 kilometrelik menzil kazandırabildiğini, yüzde 10’dan yüzde 80’e şarjın ise 11,3 dakikada tamamlandığını iddia Yeni P7; 5,02 metre uzunluğu, 1,97 metre genişliği ve 3 metrelik aks mesafesiyle selefinden 12 cm daha büyük. Markanın en güncel Xmart Face tasarım dilini benimseyen şık bir liftback olarak karşımıza çıkıyor. Ön bölümde ince bir LED şerit ve aydınlatmalı Xpeng logosu dikkat çekiyor. Tampondaki aktif hava girişi ise sürtünmeyi azaltmak için kapatılabiliyor. P7’nin tasarımındaki diğer öne çıkan unsurlar arasında akıcı bir tavan çizgisi, gövde içine gizlenebilen kapı kolları ve aktif arka spoyler bulunuyor. Tüm bu detaylar sayesinde otomobilin hava sürtünme katsayısı yalnızca 0,201 Cd seviyesinde. İç mekânda ise tamamen yüksek teknolojiye odaklanılmış. Hareket edebilen (15 derece sağ-sol, 10 derece aşağı-yukarı) 15,6 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra Huawei teknolojisiyle geliştirilen 87 inçlik artırılmış gerçeklik özellikli devasa head-up display öne çıkıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sesli asistan ve Xpeng’in kendi geliştirdiği üç Turing AI çipi (toplam 2.500 TOPS işlem gücü) de sisteme entegre edilmiş. Bu çipler sadece bilgi-eğlence ve navigasyon için değil, Seviye 3 otonom sürüş özellikleri için de kullanılıyor. 23 hoparlörlü ses sistemine sahip olan model, 575 litre bagaj hacmine sahip. Arka koltuklar katlandığında bu değer 1929 litreye kadar çıkıyor. Ayrıca ön tarafta da 57 litrelik bir depolama alanı (frunk) mevcut. Elektrikli sedan, 74,9 kWsa LFP ve 92,2 kWsa NMC olmak üzere iki batarya seçeneğiyle geliyor. Versiyona göre menzil 702 ila 820 kilometre arasında değişiyor. Arkadan itişli baz model 270 kW güç sunarken, çift motorlu dört çeker versiyon 437 kW’a ulaşıyor ve 0’dan 100 km/s’ye sadece 3,7 saniyede çıkıyor. Konfor tarafında ise standart olarak sunulan çift körüklü havalı süspansiyon devreye giriyor. Xpeng, sedanı dört farklı versiyonla satışa çıkarıyor: P7 720 olarak adlandırılan giriş versiyon, büyük bataryaya sahip P7 820, çift motora sahip dört tekerlekten çekişli P7 750 AWD ve kısa süre önce tanıtılan makas kapılı (yukarı doğru açılan kapılar) özel AWD versiyonu. Bu özel versiyon, Çin'de 42.200 dolarlık fiyat etiketine sahip. Avrupa’da satışa sunulması neredeyse kesin gözüyle bakılsa da, Çinli elektrikli araçlara getirilen ek gümrük vergileri ve ithalat maliyetleri nedeniyle fiyatların Çin’e kıyasla oldukça yüksek olması bekleniyor.

29 Ağustos 2025