Trend Haber

Kayhan Yıldızoğlu öldü mü?

150’yi aşkın film ve dizide rol alan ünlü sanatçı Kayhan Yıldızoğlu öldü mü sorularıyla gündemde. Ünlü oyuncu yer aldığı yapımlarla seyirciler tarafından oldukça sevilen bir isim. Peki, Kayhan Yıldızoğlu öldü mü? İşte, Kayhan Yıldızoğlu öldü mü sorusunun yanıtı... More

İlk filminin 1966 yılında çeviren yetenekli sanatçı Kayhan Yıldızoğlu öldü mü sorusuyla gündemde yerini aldı. Sosyal medyada çokça tartışılan Kayhan Yıldızoğlu öldü mü sorusu birçok kişi tarafından araştırılmaya başladı. Peki, Kayhan Yıldızoğlu öldü mü? İşte, Kayhan Yıldızoğlu öldü mü sorusunun yanıtı… 

Kayhan Yıldızoğlu öldü mü? 

Kayhan Yıldızoğlu, 26 Aralık 1936 tarihinde İstanbul Yeşilköy’de olarak doğmuştur. Babası Rahmi Bey Çerkez asıllı bir Ziraat Mühendisi, annesi Giritli bir öğretmendir. 1952′de babası bakanlıkta müsteşarlık için Ankara’ya tayin olur ve Ankara’ya taşınırlar. Böylece liseyi Kavaklıdere’deki lisede okur. Liseden sonra ailesinin isteğiyle hukuk fakültesinde okur ama 3. sınıfa geldiğinde okulu bırakır 

Askerliğini 1957’deİstanbul’da yedek subay olarak yaptıktan sonra iz komiseri olur. Burada tanıştığı Türkan Suner Hanım ile evlenir. Bu evlilikten iki de kızı olur. Ama birkaç yıl sonra boşanır. Ayrılığın ardındanŞener Şen’le birlikte Cihangir’de bir evde üç buçuk sene geçirir. 

Tiyatrocu Muhsin Ertuğrulile kendi iş yerinde tesadüfen tanışır ve seçmelere davet edilir, seçmeler neticesinde İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda 20 yılını geçirir tiyatroda. 

İlk filmini 1966 yılında çeviren Kayhan Yıldızoğlu, 180’e yakın filimde rol almış, ayrıca televizyon dizilerinde oynamıştır. Türk Sineması’nda genellikle rahip, doktor, komiser, profesör, haydut, eşkıya vb. yardımcı rollerde oynamıştır. 

Ünlü oyuncunun şimdilerde tek başına kedisiyle birlikte yaşadığı biliniyor. 

Filmleri : 

2015 – Kurtlar Vadisi Pusu (Yüce Majeste)(TV Dizisi) 

2015 – Köstebekgiller: Perili Orman (Nadir Badem) (Sinema Filmi) 

2014 – Küçük Ağa 2. sezon (Burhan Dede)(TV Dizisi) 

2013 – Öyle Sevdim ki Seni (Arif Usta) (Sinema Filmi) 

2013 – Ali Ayşe’yi Seviyor (Kayhan) (TV Dizisi) 

2012 – Evim Sensin 

2008 – 2011 – Akasya Durağı 

2006 – Selena 

2008 – Görgüsüzler 

2006 – Sevda Çiçeği 

2006 – Unutulmayanlar 

2006 – Kabuslar Evi: Gece Gelen Arkadaşlar 

2005 – Miras 

2005 – İnadım İnat 

2004 – Yabancı Damat 

2004 – Kalbin Zamanı 

2003 – Ömerçip 

2000 – Zart-1 TV 

1999 – Bize Ne Oldu 

1999 – Kahpe Bizans 

1998 – Eşkıya 

1996 – Tatlı Kaçıklar 

1995 – Çiçek Taksi 

1993 – Cümbüş Sokak 

1993 – Zirvedekiler 

1991 – Varyemez 

1990 – Sözde Kızlar 

1987 – Hoşgeldin Ramazan 

1979 – Nokta İle Virgül Paldır Küldür 

1978 – Taşı Toprağı Altın Şehir 

1978 – İşte Bizim Hikayemiz 

1978 – Kara Murat Devler Savaşıyor 

1978 – Hedef 

1977 – Güneşli Bataklık 

1977 – Kara Murat Denizler Hakimi 

1977 – Çakal Avı 

1977 – Şıpsevdi 

1977 – Yıkılmayan Adam 

1977 – Ölmeyen Şarkı 

1977 – Bizim Kız 

1976 – Adana Urfa Bankası 

1976 – Sıralardaki Heyecan- 

1975 – Kocam Erkek mi? 

1975 – Dadaş Hasan 

1975 – Topuz 

1975 – Üç Kağıtçılar 

1975 – Evcilik Oyunu 

1975 – Acele Koca Aranıyor 

1974 – Unutma Beni 

1974 – Almanyalı Yarim 

1974 – Göç 

1974 – Kahramanlar 

1974 – Unutama Beni 

1974 – Kara Murat Kardeş Kanı 

1974 – Kara Murat Ölüm Emri 

1974 – Ayrı Dünyalar 

1973 – Aşk Mahkumu 

1973 – Vurgun 

1973 – Soyguncular 

1973 – Bitirimler Sosyetede 

1973 – Bir Demet Menekşe 

1973 – Acı Hayat 

1973 – Turist Ömer Uzay Yolunda 

1973 – Bitirim Kardeşler 

1973 – Rabia 

1973 – Arap Abdo 

1973 – Kabadayının Sonu 

1973 – Battal Gazi Geliyor 

1973 – Anneler Günü 

1973 – Gazi Kadın 

1973 – Kara Murat Fatih’in Fermanı 

1973 – Balıkçı Osman 

1972- Süper Adam Kadınlar Arasında 

1972 – Bir Pınar ki 

1972 – Malkoçoğlu Kurt Bey 

1972 – Yumurcak Küçük Şahit 

1972 – Kara Murat: Fatih’ın Fedaisi 

1972 – Ayrılık 

1972 – Falcı 

1972 – Sen Alın Yazımsın 

1972 – Hızlı Hızır 

1972 – Zulüm 

1972 – Ölüm Bebekleri 

1972 – Bela Mustafa 

1972 – Kadın Yapar 

1972 – Yıldırım Ajan 

1972 – Kanlı Para 

1972 – İtham Ediyorum 

1972 – Rüyalar Gerçek Olsa 

1972 – Babanın Arkadaşları / L’Amico del Padrino 

1972 – Ve Silahını Çekti 

1972 – Hayatımın En Güzel Yılları 

1971 – Keloğlan 

1971 – Kızıl Maske’nin İntikamı 

1971 – İpi Boynunda Bil 

1971 – Herşeyim Sensin 

1971 – Bir Kadın Kayboldu 

1971 – Yarın Ağlayacağım 

1971 – Gizli Aşk 

1971 – Ali Baba Kırk Haramiler 

1971 – Yavru İle Katip 

1971 – Sevdiğim Uşak 

1971 – Bicirik İş Başında 

1971 – Bicirik İş Peşinde 

1971 – Elmacı Kadın 

1971 – Görünce Kurşunlarım 

1971 – Hasret 

1971 – Hem Döğüş Hem Seviş 

1971 – Kurşunla Selamlarım 

1971 – Sürgünden Geliyorum 

1971 – Toto Kralı 

1971 – Fadime Cambazhane Gülü 

1971 – Üç Arkadaş 

1971 – Gönül Hırsızı 

1971 – Oyun Bitti 

1971 – Yumurcağın Tatlı Rüyaları 

1971 – Mıstık 

1970 – Devler Geliyor – 1970 – Ecel Teri 

1970 – Ankara Ekspresi 

1970 – Fadime 

1970 – Koçum Ali 

1970 – Tehlikeli Oyun 

1970 – Sevgili Muhafızım 

1970 – Şoför Nebahat 

1970 – Hayatım Sana Feda 

1970 – Arım, Balım, Peteğim 

1970 – Buğulu Gözler 

1970 – Mazi Kalbimde Yaradır 

1970 – Kara Gözlüm 

1969 – Kurşunların Kanunu 

1969 – Yaralı Kalp 

1969 – Gül Ayşe 

1969 – İffet 

1969 – Malkoçoğlu Akıncılar Geliyor 

1969 – Osmanlı Kartalı 

1969 – Aşk Bu Değil 

1969 – Sabah Olmasın 

1969 – Şehir Eşkiyası 

1969 – Kaderimsin 

1969 – Tarkan 

1969 – Acı İle Karışık 

1968 – Can Pazarı 

1968 – Artık Sevmeyeceğim 

1968 – Dağları Bekleyen Kız 

1968 – Malkoçoğlu Kara Korsan 

1968 – Ömrümün Tek Gecesi 

1968 – Leylaklar Altında 

1968 – Erikler Çiçek Açtı 

1968 – Son Vurgun 

1968 – Kara Battal’ın Acısı 

1968 – Urfa İstanbul 

1968 – Kahveci Güzeli 

1968 – Şeyh Ahmet 

1967 – Ölüm Saati 

1967 – Kara Davut 

1967 – Ömre Bedel Kız 

1967 – Yaşlı Gözler 

1966 – Malkoçoğlu 

1966 – Fatih’in Fedaisi 

Önceki Haberler

Toyota ABD’de 550 bin aracını kritik arıza nedeniyle geri çağırıyor

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından Çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, geri çağırma kapsamına 550 bin 7 aracın girdiği belirtildi. Söz konusu karar, belirli 2021-2024 model yıllarına ait Highlander ve Highlander Hybrid model araçları kapsıyor. İncelemeler sonucunda, bu araçların ikinci sıra koltuk arkalıklarının ayar sırasında yerine tam olarak kilitlenemediği tespit edildi. Bu durumun, olası bir kaza anında yolcuların güvenliğini tehlikeye atabileceği ve yaralanma riskini önemli ölçüde artırabileceği kaydedildi. Koltuk mekanizmasındaki teknik hata ve çözüm süreci NHTSA tarafından detaylandırılan teknik raporda, araçların ikinci sıra koltuklarında bulunan koltuk arkalığı yatırma tertibatındaki bir arıza üzerinde duruluyor. Belirlenen modellere ait mekanizmalarda yer alan geri dönüş yaylarının, kullanım sırasında kilitlenme işlevini yerine getirmeyebildiği ifade edildi. Bu durumun sürüş güvenliğini doğrudan etkileyebileceği vurgulanırken, Toyota'nın söz konusu güvenlik açığını gidermek için kapsamlı bir onarım programı başlattığı bildirildi. Şirket, yetkili servisler aracılığıyla gerçekleştirilecek olan bu operasyonda, sorunlu olduğu tespit edilen koltuk arkalığı yatırma tertibatlarındaki geri dönüş yaylarını yenileriyle değiştirecek. Geri çağırma işlemi kapsamında yapılacak tüm parça değişimleri ve işçilik hizmetleri, araç sahiplerine herhangi bir ek maliyet yansıtılmadan, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Araç sahiplerine yönelik bilgilendirme sürecinin kısa süre içinde resmi kanallardan başlatılması bekleniyor. Otomotiv sektöründe güvenlik denetimleri ve Toyota'nın pazar konumu Son yıllarda küresel otomobil pazarında artan teknolojik karmaşıklık ve sıkılaşan güvenlik denetimleri, üreticilerin büyük ölçekli geri çağırma kararlarını daha sık duyurmasına neden oluyor. Toyota’nın bu son hamlesi, özellikle markanın en popüler SUV modellerinden biri olan Highlander üzerindeki kalite kontrol süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Kuzey Amerika pazarı, Toyota için kritik bir öneme sahip olduğundan, şirketin bu tür güvenlik risklerine karşı hızlı aksiyon alması, marka sadakati ve tüketici güvenini koruma stratejisi olarak değerlendiriliyor. Piyasa uzmanları, bu tür geri çağırma operasyonlarının kısa vadede maliyetleri artırsa da, uzun vadede markaların hukuki sorumluluklarını azaltması ve güvenlik imajını güçlendirmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde benzer teknik incelemelerin diğer pazarlara da yansıyıp yansımayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Bu gelişmenin ardından Toyota hisselerinin piyasa performansı ve tüketici geri bildirimleri, otomotiv sektöründeki genel kalite standartları tartışmalarını da beraberinde getirebilir.

11 Mart 2026

Altın fiyatları Orta Doğu’da gerilimin düşmesiyle şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmaların sona ermek üzere olduğuna dair yaptığı açıklamaların ardından, değerli metalin ons fiyatında belirgin bir artış kaydedildi. Comex piyasasında Mart vadeli altın sözleşmeleri, Dow Jones endeksi verilerine göre yüzde 2,7 oranında değer kazanarak 5.229 dolar seviyesine tırmandı. Gümüş vadeli işlemleri ise aynı dönemde yüzde 6’lık sert bir yükselişle altına eşlik etti. Normal şartlarda jeopolitik risklerin azaldığı dönemlerde satış baskısı altında kalması beklenen altının, de-eskalasyon (gerilimin düşmesi) mesajları verilirken yükselmesi piyasa analistleri tarafından "beklentilerin aksine bir hareket" olarak nitelendiriliyor. Risk iştahındaki artış ve dolar endeksindeki geri çekilme Altın fiyatlarındaki bu sıra dışı yükseliş, küresel piyasalardaki genel risk iştahının artması ve riskli varlıklara yönelimin güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor. ADM Investor Services Başekonomisti Marc Ostwald, konuya ilişkin değerlendirmesinde, değerli metallerdeki bu hareketin hisse senedi piyasalarındaki yükselişle paralel bir "risk açık" (risk-on) iştahının parçası olduğunu ifade etti. Jeopolitik gerilimin düşmesiyle birlikte enerji maliyetlerinde yaşanan rahatlama, küresel ekonomiye dair olumlu beklentileri destekleyerek varlık fiyatlarını yukarı çekiyor. Diğer taraftan, ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY dolar endeksinin, petrol fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak gerilemesi altını destekleyen bir diğer unsur oldu. ABD doları ile altın fiyatları arasındaki geleneksel ters korelasyonun çalışması, doların zayıfladığı bu süreçte değerli metalin elini güçlendirdi. Başkan Trump’ın İran’daki operasyonların "büyük ölçüde tamamlandığına" dair sosyal medyaya yansıyan ifadeleri, piyasada ilk etapta belirsizliğin azaldığına dair bir iyimserlik yaratsa da, bu durumun kalıcılığı faiz politikalarına yönelik beklentilere bağlı görünüyor. Merkez bankalarının alımları ve altın fiyatlarını etkileyen unsurlar Piyasadaki anlık jeopolitik gelişmelere ek olarak, fiziksel altın talebindeki kurumsal süreklilik fiyatların desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor. Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) resmi verilerine göre, banka Şubat ayında üst üste 16. ayında da altın rezervlerini artırmaya devam etti. Çin’in toplam altın rezervlerinin 74,2 milyon onsa ulaşması, merkez bankalarının portföylerini çeşitlendirme stratejisinin sürdüğünü ve bu durumun fiyatlar için uzun vadeli bir destek seviyesi oluşturduğunu kanıtlıyor. Ekonomist Marc Ostwald’a göre, piyasalardaki mevcut atmosfer her ne kadar iyimser görünse de riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Gerilimin yeniden tırmanması durumunda petrol fiyatlarının tekrar yükselişe geçebileceği ve bunun da merkez bankalarının faiz indirimlerini askıya almasına neden olabileceği vurgulanıyor. "Yüksek faiz, uzun süre" (higher-for-longer) senaryosunun geri dönmesi, normal şartlarda altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Özetle, altın fiyatları kısa vadede jeopolitik manşetler ve doların seyriyle yön bulsa da, uzun vadeli projeksiyonlarda küresel para politikaları ve merkez bankası rezerv yönetimi hamleleri belirleyici olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Bitcoin yeniden 70 bin doların altına geriledi

Dünyanın en büyük kripto parası, son 24 saat içinde yüzde 0,7 değer kaybederek 69.922 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Yatırımcıların Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeleri ve bugün açıklanacak olan ABD enflasyon verilerini yakından takip etmesi, piyasalarda temkinli bir bekleyişe yol açtı. Bitcoin’deki bu aşağı yönlü ivme diğer dijital varlıklara da yansırken; Ethereum yüzde 1,4, XRP ise yüzde 0,4 oranında değer kaybı yaşadı. Piyasalardaki bu geri çekilme, küresel finans piyasalarındaki genel düşüş eğilimiyle paralellik gösteriyor. Küresel piyasalar ve Bitcoin fiyatı üzerindeki makroekonomik baskılar Dijital varlıklardaki değer kaybı, geleneksel finans piyasalarındaki satış baskısını takip ediyor. Salı günü Dow Jones endeksi yüzde 0,1 oranında sınırlı bir düşüşle kapanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti. Özellikle İran ile ilgili askeri sürece dair net bir takvimin ortaya çıkmaması, risk iştahını baskılayan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşma eğilimi, kripto para birimleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Öte yandan piyasa aktörleri, bugün açıklanacak olan Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporuna odaklanmış durumda. Bu rapor, enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerindeki olası etkilerini anlamak açısından kritik bir önem taşıyor. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceği endişesi kripto para birimlerindeki volatiliteyi artırabilir. Fed faiz kararı beklentileri ve kripto piyasasında görünüm ABD Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17-18 Mart tarihlerinde yapacağı toplantıda faiz indirimi ihtimali, CME FedWatch aracına göre yüzde 1'in altında seyrediyor. Buna rağmen, kripto para yatırımcıları enflasyon raporunu ABD para politikasının izleyeceği yolu tahmin etmek için dikkatle inceliyor. Tarihsel olarak faiz oranları ile dijital varlık fiyatlarının ters yönde hareket etme eğilimi, enflasyon verisini kripto para ekosistemi için en önemli makroekonomik değişkenlerden biri haline getiriyor. Yüksek seyreden faiz oranları, yatırımcıları daha güvenli limanlara yönlendirirken Bitcoin fiyatı gibi riskli varlık sınıfları üzerinde likidite baskısı yaratıyor. Piyasa analistleri, enflasyonda kalıcı bir yavaşlama sinyali gelmedikçe kripto varlıklardaki yükselişin sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Sonuç olarak, Orta Doğu’daki askeri gerilimin seyri ve Fed’in faiz patikasını belirleyecek olan veriler, kısa vadede kripto piyasasının yönünü tayin edecek ana unsurlar olmaya devam edecektir.

11 Mart 2026

Petrol fiyatları Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle yükselişte

Küresel gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5 artışla varil başına 92,47 dolara ulaşırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri ise günün erken saatlerinde yüzde 5,8 değer kazanarak 88,27 dolardan işlem gördü. Piyasalardaki bu hareketlilik, enerji devleri Exxon, Chevron ve Occidental Petroleum hisselerinin de açılış öncesi işlemlerde yukarı yönlü bir ivme kazanmasına yol açtı. Fiyatlardaki artışta, bölgedeki jeopolitik risklerin yanı sıra IEA'nın tarihindeki en büyük rezerv boşaltma hamlesine hazırlandığına yönelik raporlar belirleyici oluyor. Hürmüz Boğazı'nda askeri hareketlilik ve arz güvenliği endişeleri Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri hareketlilik, küresel petrol arzına yönelik endişeleri zirveye taşıyarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Salı geç saatlerde Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı boğaza mayın döşenmesinin "daha önce görülmemiş düzeyde" askeri sonuçlar doğuracağı yönündeki uyarısının ardından geldi. Bölgedeki riskler sadece askeri müdahalelerle sınırlı kalmıyor; Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) bir kargo gemisinin tanımlanamayan bir cisimle vurulduğunu, gemide yangın çıktığını ve mürettebatın tahliye edildiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Salı günü yaptığı açıklamada, boğazdan tek bir litre petrolün bile geçişine izin verilmeyeceğini ifade ederek gerilimi tırmandırdı. Ancak gemi takip verileri, İran’ın Çin başta olmak üzere bazı sevkiyatlara devam ettiğini gösteriyor. Bölgedeki bu volatilite, piyasa oyuncularının arz güvenliği konusundaki fiyatlamalarını doğrudan etkiliyor. Küresel piyasalarda IEA rezerv kararı ve enerji arzı beklentileri Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üye ülkesinin, bugün tarihin en büyük petrol rezervi hamlesini karara bağlaması bekleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre IEA, piyasaları dengelemek amacıyla 400 milyon varillik bir acil durum rezervini serbest bırakmayı planlıyor. Her ne kadar bu hacimdeki bir arzın fiyatları aşağı çekmesi beklense de, piyasa aktörleri organizasyonun elindeki 1,2 milyar varillik kamu stokunun ve 600 milyon varillik zorunlu ticari envanterin daha büyük bir kısmının devreye alınması ihtimalini de yakından takip ediyor. Hafta boyunca petrol piyasalarında gözlemlenen değişimler, ekonomik verilerden ziyade hızlı gelişen manşetler ve stratejik açıklamalarla yön buluyor. WTI fiyatlarının hafta başında 120 dolar sınırına yaklaştıktan sonra 76 dolar seviyelerine kadar gerilemesi ve ardından yeniden toparlanması, piyasanın ne denli volatil bir yapıya büründüğünü teyit ediyor. Özellikle Washington’dan gelen çelişkili açıklamalar yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor. Gelecek dönemde, bölgedeki askeri gerilimin seyrinin ve IEA'nın alacağı somut kararların petrol fiyatlarındaki ana trendi belirlemesi, enerji maliyetlerindeki artışın ise küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirmesi öngörülüyor.

11 Mart 2026

ASUS Yöneticisi, MacBook Neo’nun PC Sektörüne ‘Şok’ Olduğunu Söyledi

SUS’un Finans Direktörü Nick Wu, “Apple’ın tarihsel olarak oldukça premium fiyatlandırma stratejisi göz önüne alındığında, bu kadar uygun fiyatlı bir ürün piyasaya sürmesi tüm pazar için gerçekten büyük bir sürpriz” dedi A. Bu ifade, Seeking Alpha tarafından yayımlanan kazanç toplantısı (earnings call) transkriptine dayanıyor. Wu’nun sözleri toplantıda bulunan bir tercüman tarafından İngilizceye çevrildi. Wu, MacBook Neo’nun yalnızca 8 GB RAM gibi bazı sınırlı teknik özelliklere sahip olduğunu ve bunun belirli uygulamaların kullanımını etkileyebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak MacBook Neo incelemesi yapan Patrick Tomasso, dizüstü bilgisayarda DaVinci Resolve ve Final Cut Pro’da 4K video oynattı, Adobe Lightroom’da fotoğraf düzenledi ve Google Chrome’da birçok sekme kullandı. Tüm bunları herhangi bir sorun yaşamadan gerçekleştirdi. Hatta çoğu inceleme MacBook Neo’nun performansını övdü. Wu’ya göre Apple, MacBook Neo’yu daha çok tablet benzeri “içerik tüketimi” odaklı bir cihaz olarak konumlandırıyor gibi görünüyor. “Tabii ki tüm işleri yapamayacağı anlamına gelmiyor, ancak kullanıcı deneyimi ve donanım sınırlamaları göz önüne alındığında deneyimin ana akım ürünlerden önemli ölçüde farklı olduğunu düşünüyorum,” dedi. Buna rağmen Wu, PC endüstrisinin MacBook Neo’nun piyasaya çıkışını “çok ciddiye aldığını” söyledi. “Microsoft, Intel ve AMD gibi üst tedarikçiler dahil tüm PC üreticilerinin bu konuyu çok ciddiye aldığını ve tüm PC ekosisteminde bu ürünle nasıl rekabet edileceğini ciddi şekilde tartıştıklarını düşünüyorum,” dedi Wu. “Tüm PC ekosistemi Apple ile rekabet etmek için karşılık verecek ürünler piyasaya sürecek.” Sonuç olarak Wu, MacBook Neo’nun PC pazarındaki gerçek etkisinin henüz net olmadığını söyledi. “Pazardaki rekabetin nihai sonucunu tahmin etmek zor,” dedi. “Daha fazla zamana ihtiyacımız var.” MacBook Neo’nun piyasaya çıkışıyla birlikte rekabet için geri sayım resmen başlamış durumda.

11 Mart 2026

Yeni nesil Xpeng P7 tanıtıldı: Fiyatı ve özellikleri dikkat çekiyor

Xpeng, ikinci nesil P7’nin fiyatlarını açıkladı. 800V mimarisi üzerine geliştirilen elektrikli sedan, 219.800 yuan’dan (yaklaşık 30.750 dolar) başlayan etiketle satışa sunuldu. Selefi Avrupa’da da satıldığı için yeni P7’nin de bir süre gecikmeyle Avrupa pazarına gelmesi bekleniyor. Xpeng P7, özellikleriyle neler sunuyor Yeni Xpeng P7, Çin’de dört farklı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Ayın başında tanıtılan model, yüksek şarj gücü, uzun menzili ve büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. 800V altyapısı sayesinde 486 kW’a kadar şarj 5C desteği sunan sedan, Çin CLTC ölçümlerine göre 820 kilometreye varan menzil vadediyor. Xpeng, yalnızca 10 dakikada 525 kilometrelik menzil kazandırabildiğini, yüzde 10’dan yüzde 80’e şarjın ise 11,3 dakikada tamamlandığını iddia Yeni P7; 5,02 metre uzunluğu, 1,97 metre genişliği ve 3 metrelik aks mesafesiyle selefinden 12 cm daha büyük. Markanın en güncel Xmart Face tasarım dilini benimseyen şık bir liftback olarak karşımıza çıkıyor. Ön bölümde ince bir LED şerit ve aydınlatmalı Xpeng logosu dikkat çekiyor. Tampondaki aktif hava girişi ise sürtünmeyi azaltmak için kapatılabiliyor. P7’nin tasarımındaki diğer öne çıkan unsurlar arasında akıcı bir tavan çizgisi, gövde içine gizlenebilen kapı kolları ve aktif arka spoyler bulunuyor. Tüm bu detaylar sayesinde otomobilin hava sürtünme katsayısı yalnızca 0,201 Cd seviyesinde. İç mekânda ise tamamen yüksek teknolojiye odaklanılmış. Hareket edebilen (15 derece sağ-sol, 10 derece aşağı-yukarı) 15,6 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra Huawei teknolojisiyle geliştirilen 87 inçlik artırılmış gerçeklik özellikli devasa head-up display öne çıkıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli sesli asistan ve Xpeng’in kendi geliştirdiği üç Turing AI çipi (toplam 2.500 TOPS işlem gücü) de sisteme entegre edilmiş. Bu çipler sadece bilgi-eğlence ve navigasyon için değil, Seviye 3 otonom sürüş özellikleri için de kullanılıyor. 23 hoparlörlü ses sistemine sahip olan model, 575 litre bagaj hacmine sahip. Arka koltuklar katlandığında bu değer 1929 litreye kadar çıkıyor. Ayrıca ön tarafta da 57 litrelik bir depolama alanı (frunk) mevcut. Elektrikli sedan, 74,9 kWsa LFP ve 92,2 kWsa NMC olmak üzere iki batarya seçeneğiyle geliyor. Versiyona göre menzil 702 ila 820 kilometre arasında değişiyor. Arkadan itişli baz model 270 kW güç sunarken, çift motorlu dört çeker versiyon 437 kW’a ulaşıyor ve 0’dan 100 km/s’ye sadece 3,7 saniyede çıkıyor. Konfor tarafında ise standart olarak sunulan çift körüklü havalı süspansiyon devreye giriyor. Xpeng, sedanı dört farklı versiyonla satışa çıkarıyor: P7 720 olarak adlandırılan giriş versiyon, büyük bataryaya sahip P7 820, çift motora sahip dört tekerlekten çekişli P7 750 AWD ve kısa süre önce tanıtılan makas kapılı (yukarı doğru açılan kapılar) özel AWD versiyonu. Bu özel versiyon, Çin'de 42.200 dolarlık fiyat etiketine sahip. Avrupa’da satışa sunulması neredeyse kesin gözüyle bakılsa da, Çinli elektrikli araçlara getirilen ek gümrük vergileri ve ithalat maliyetleri nedeniyle fiyatların Çin’e kıyasla oldukça yüksek olması bekleniyor.

29 Ağustos 2025