Tenasüp, Türk edebiyatında özellikle şiirde sıkça kullanılan bir sanattır. Şiirlerde kelime, hece, dizeler ve beyitler arasında uyum sağlayarak şiirin bütünlüğünü ve estetiğini arttırmak için kullanılır. İşte birkaç örnek:
Kelime tenasübü: Şair, bir dizede kelimelerin ses benzerliklerine ya da aynı kökten gelmelerine dikkat ederek bir uyum sağlar. Örneğin, Nâzım Hikmet’in “Kuvâ-yi Milliye Destanı”nda şu dizede kelime tenasübü görülmektedir:
“Kimi der ki ‘Asya’dan çekil, Avrupa’nın kapısında
Çıplak ayaklarınla sırtında urna taşıyarak'”
Hece tenasübü: Şair, dizelerinde kullanacağı heceleri birbirleriyle uyumlu seçerek bir tenasüp oluşturabilir. Örneğin, Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” adlı eserinde şu dizede hece tenasübü görülmektedir:
“Vatanıma, vatanıma, seni niçin sevmez miyim?”
Dize tenasübü: Şair, şiirinin tüm dizesinde bir uyum sağlayarak bir tenasüp oluşturabilir. Örneğin, Mehmet Akif Ersoy’un “İstiklal Marşı”nda şu dizede dize tenasübü görülmektedir:
“Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!”
Beyit tenasübü: Şair, şiirin beyitlerinde bir uyum oluşturarak bir tenasüp sağlayabilir. Örneğin, Fuzuli’nin “Leyla ile Mecnun” adlı eserinde şu beyitte beyit tenasübü görülmektedir:
“Her şeyden müstağniyim, bir tek senin olamamışam
Âh, neyleyim, benim de kısmetim budur, bahtiyar mıyım?”


