İlk olarak Hristiyanlık dinine mensup vatandaşların ibadet etmesi açısından kilise olarak yapılan Ayasofya, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesinin ardından camii olarak kullanılmaya başlamıştır. 24 Temmuz 2020 itibariyle yaklaşık 87 yıl sonra tekrardan camii olarak hizmete açılan Ayasofya’nın bir minaresinin neden farklı olduğu merak ediliyor. Fatih döneminde yapıldığı bilinen Ayasofya’nın bir minaresi neden kırmızı? Ayasofya’nın minaresinin farklı olmasının sebebi nedir? İşte, sıkça araştırılan konu hakkında tüm bilgiler…
AYASOFYA’NIN BİR MİNARESİ NEDEN KIRMIZI? AYASOFYA MİNARESİ NEDEN FARKLI?
İstanbul’un tarihi yarımada olarak adlandırıldığı konumda olağanüstü güzellikteki yapısıyla gözleri kamaştıran Ayasofya bugün camiye çevrilerek hizmete açıldı. 1930’lu yıllardan itibaren müze olan ve günümüze kadar o şekilde devam eden tarihi yapı Hristiyanlık ve İslam dini açısından büyük öneme sahip.
İlk yapıldığı dönemden 1453 İstanbul’un fethine kadar geçen sürede kilise olarak ibadet yapılan Ayasofya ardından camiye çevrilmiştir. İstanbul’un fethinin bir simgesi olarak görülen Ayasofya’nın bir minaresinin farklı renkte olması bugünlerde merak ediliyor.
Kilise olarak yapılan ve camii olabilmesi adına mihrap, minber ve minareye sahip olması gereken yapı için 1453 yılında hızlıca ahşaptan minare yapılarak çözüm üretilmiş. Ardından geçen zaman içerisinde şehrin alınmasın çok kanlar döküldüğü için Fatih Sultan Mehmet Han tarafından kırmızı tuğlalardan minare yaptırılmış ve fethin nişanesi olarak sayılmıştır.
Sonraki padişah dönemlerinde kalan 4 minare sırasıyla; Diğer üç minareden yivli olan Sultan İkinci Bayezid devrinde, bir birine benzeyen iki minare ise Mimar Sinan’ın mimarlığında Sultan İkinci Selim ve Sultan Üçüncü Murad devirlerinde inşa edilmiştir.


