Dünya gezegeninin, oluşumundan bugüne kadar geçen zaman dilimi içerisinde manyetik kutupları birçok kez yer değiştirdi. Son güncellenen veriler eşiğinde yapılan açıklamalarla insanlar, yoksa dünyanın manyetik alanı değişiyor mu sorusunu sormaya başladı. Bilim insanları, Dünya’yı, kozmik radyasyon ve güneşten gelen zararlı ışınlara karşı büyük öneme sahip manyetik alanın hızla zayıfladığını duyurdu. Peki, gezegeni uzaydan kuşatan, kuzey ve güney olmak üzere iki kutuplu dev bir mıknatıs görevi gören Dünya’nın manyetik alanı değişiyor mu? Dünya’nın manyetik kutbu kayıyor mu? Dünya’nın manyetik alanı nedir? Manyetik alan ne işe yarar?
DÜNYA’NIN MANYETİK ALANI DEĞİŞİYOR MU? DÜNYANIN MANYETİK KUTBU KAYIYOR!
Son günlerin en çok konuşulan konularından olan Dünya’nın manyetik alanı değişiyor mu sorusu gelecekte herhangi bir tehlikeyi beraberinde mi getiriyor şeklinde algılandı. Üzerinde yaşadığımız yer kürenin çekirdeği oluşturan sıvı durumundaki metaller, birbiriyle sürtünmesi ve ısıyla etkileşime girmesi sonucunda kuzey ve güney kutuplardan uzaya doğru yükselen manyetik alan çizgilerini oluşturuyor.

Bu çizgiler devasa bir mıknatıs gibi çalışarak Dünya’yı zararlı ışınlardan ve olası fazla radyasyondan koruyan kalkan görevi görüyor. “Manyetik alan büyük ölçüde, dış çekirdeği ayaklarımızın 3000 km altında oluşturan aşırı ısıtılmış, dönen sıvı demirden oluşan bir okyanus tarafından üretiliyor. Bir bisiklet dinamosu hareket ederek elektrik akımları oluşturur, bu da sürekli değişen elektromanyetik alanımızı oluşturur ”şeklinde açıklıyor bilim insanları.
Geçtiğimiz günlerde bilim insanlarının açıkladığı uydu veriler, manyetik alanın Afrika ve Güney Amerika arasında giderek zayıfladığı hususunda endişe uyandıracak bir gelişme olarak yorumlandı. Bilim insanları, Güney Atlantik Anomalisi olarak bilinen bölgenin son yıllarda büyük ölçüde genişlediğini, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) uydu sürüsü, yaklaşık 24.000 nanoteksten 22.000 nanotola kadar bir azalma olduğunu belirtti. Ayrıca Afrika’nın güneybatısında, Güney Atlantik Anomalisinin iki ayrı hücreye ayrılabilme ihtimali olduğunu gösteren ikinci bir minimum yoğunluk alanının ortaya çıkabilme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını açıkladı.

GÜNEY ATLANTİK ANAMOLİSİ NEDİR?
Güney Atlantik Anamolisi (GAA) nedir sorusu manyetik alanı anlama konusunda önemli bir anlam taşıyor. Uzmanlar, Güney Atlantik Anomalisi’ni bölgedeki manyetik alanın ciddi şekilde zayıflaması ve Güney Batı Afrika üzerinde ikinci bir zayıf bölgenin oluşmasıyla meydana geldiğini aktarıyor. Birçok manyetik alanı ve değişimlerini gözlemleyen bilim insanları Güney Atlantik Anamolisi’nin son 10 yılda oluştuğunu ve hızla geliştiğini söylüyor. Oluşan bu manyetik alan çoğu zaman uydu verilerinin arızalanmasına sebep olurken gelecek zamanda günlük yaşamımızı etkileyen GPS gibi uyduların çalışmamasına sebep olabilir.

DÜNYA MANYETİK ALANININ ZAYIFLAMASI NE ANLAMA GELİYOR? MANYETİK ALAN NE İŞE YARAR?
Bilim insanlarının gün geçtikçe zayıfladığını açıkladığı Dünya manyetik alanı, zararlı kozmik ışınlarının geçişini ve uzaydan gelen tehlikelere karşı adeta bir kalkan göreviyle Dünya’yı koruyor. Peki, dünya manyetik alanının zayıflaması ne anlama geliyor?
Manyetik alanın zayıflamasıyla zararlı kozmik ışınların geçişine daha kolay izin verecek, uzay rüzgârlarından dünyayı koruyamayacak; Uydular, telekomünikasyon şebekeleri ve cep telefonları gibi dünyadaki bütün iletişim araçlarında önemli kesintiler yaşanacak.

DÜNYANIN MANYETİK KUTBU KAYIYOR MU? MANYETİK KUTUP NE DEMEK?
Dünya’nın manyetik kutbu nedir sorusunun tanımı yapacak olursak; Dünya’nın merkezinden geçen bir çizgi çizilirse en uygun manyetik dipol modeline paralel olursa, çizginin yeryüzünü kestiği noktalar Kuzey ve Güney geo manyetik kutup olur. Bu kuzey ve güney kutuplar zaman içerisinde belli aralıklar sürekli pozisyon değiştiriyor.
Bilim insanları, 1990’lı yıllardan itibaren bu değişimleri gözlemlemeye başlandı. Eskiden 10 km/yıl’lık kadar bir hareket varken bugün 50- 55 km’ye yakın bir değişimden bahseden uzmanlar neredeyse 20 senedir manyetik kutbunda tuhaf değişimler yaşandığını açıkladı. Değişim yönünü tahmin etmek mümkün olmamakla birlikte değişim hızının ise sabit olduğu görülüyor


