Son günlerde birçok kişi balanced scorecard nedir sorusuna yanıt aramaya başladı. İş yönetimi konusunda en fazla ilgi çeken uygulamalardan biri olan balanced scorecard nedir sorusuyla merak ediliyor. Ülkemizde de sıkça kullanılan yöntemlerden biri olan balanced scorecard nedir sorusunu sizler için yanıtladık. Peki, balanced scorecard nedir? İşte, balanced scorecard nedir sorusunun detaylı cevabı…
Balanced scorecard nedir?
Kurumsal yönetimin işlerliğini belirlemek amacıyla çok değişik yöntemler mevcuttur. Bu yöntemlerin çeşitliliği kafa karıştırabilmektedir. Hangi kurum yapısına neyin uygun olduğu, uygulamanın ne ölçüde beklentileri karşılayacağı, gerçekten yararlı olup olmadığı hep bir tartışma konusudur. Tartışılan elbette, bu tür yönetsel uygulamaların doğruluğunun kanıtlanması değil, uygulamanın o kurum için ne derece yararlı olduğu konusunda düğümlenmektedir.
Kurumsal Karne (İngilizcesi “Balanced Scorecard”) bu tür yönetsel uygulamalardan biri olarak her geçen gün iş yönetimi alanında gittikçe ilgi çekici hale geliyor. Karne lafını duyunca bunun bir öçme-değerlendirme süreci olduğunu düşünebiliriz; ama kurumsal karne uzmanları, bu uygulamanın amacının bir ölçme yapmak değil, şirket stratejisi ya da stratejilerinin bu uygulamaya dahil edilerek hedeflere ulaşmadaki işlerliğinin değerlendirildiğini ifade ediyorlar.
Ülkemizde kurumsal karne felsefesinin bir ölçüm ve derecelendirme sistemi olarak algılanmasının temelinde, belki de bu kurumsal karnenin İngilizceden yanlış çevrilmesinde yatmaktadır. “Balanced Scorecard” terimindeki balanced, doğrudan kurumsal “denge”yi ifade etmektedir ki, bu denge elbette rakamsal verilerle ölçülen bir değeri belirtmez. Firmanın, stratejileri ile yukarıda gösterdiğimiz ölçüm perspektifleriyle ne derece uyumlu olduğunu göstermektedir. Bu uyum zaten dengeyi ifade eder. Stratejilerle uyumlaşmamış perspektiflerin olduğu bir kurumda dengeden söz edemeyiz elbette. Kurumsal karne herşeyden önce bu dengeyi oluşturmak, geliştirmek ve korumakla ilgili bir yönetim felsefesidir.
Kurumsal karne uzmanları, bu yöntemin önemini, sundukları araştırmalarla ortaya koymaya çalışıyorlar. Bu araştırmalara göre, şirketlerin ancak yüzde 10´unun stratejileri başarılı olarak hayata geçirebildiklerini, yüzde 85´inin stratejiyi paylaşmak için ayda en fazla 1 saat zaman harcayabildikleri belirtiliyor.


