Son günlerde Denizli adı nereden geliyor, Denizli’de deniz var mı gibi sorular çok fazla merak edilmeye başladı. Aslında yıllardır araştırılan Denizli adı nereden geliyor, Denizli’de deniz var mı soruları yeniden gündeme geldi. Sosyal medyada eğlenceli paylaşımlara da konu olan Denizli adı nereden geliyor, Denizli’de deniz var mı sorularını sizler için yanıtladık. İşte, Denizli adı nereden geliyor, Denizli’de deniz var mı sorusunun detaylı yanıtı…
Denizli adı nereden geliyor? Denizli’de deniz var mı?
Denizli’nin çevresinde çok fazla domuzun olduğu bu neden Denizli’nin isminin zaman domuzlu kelimesinden, Denizli olduğu yönündeki inanışların doğru olmadığını belirten Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, Denizli adının, Denizli adının yörede varlığını tespit ettikleri bir gölden geldiğini ifade etti.
Denizli adının “Tonguzlu” ve “Tengizli” sözcüklerinden gelip daha sonra Denizli’ye dönüştüğü yönündeki bilgileri, buldukları tarihi kanıtların yalanladığını söyleyen Prof. Şimşek, “Laodikya ovasının ortasında bir göl olduğunu belirledik. Bu göl ovanın 3’te 1’ini kapsıyor. Uydu fotoğraflarından da tespit edilen bu göl ve Menderes nehri sal taşımacılığı için kullanıldı. Bu göl Denizli adının nereden geldiğini gösteriyor. Türkler göle ‘deniz’ derler. Denizli adı da söylendiği gibi domuzlardan değil, bu gölden gelir. Domuzlu, Tonguzlu, Tengizli şeklinde kelimeler uydurma” dedi.
Denizli’de deniz var mı?
Denizli’de deniz olmasa da şehrin adını oluşturan bir efsanesi mevcut. İşte Denizli’ye isim veren o efsanevi hikaye:
Bölgede 11. yüzyıldan itibaren Türk vardır. Laodikya’nın adı önce Ladik daha sonra ise Denizli olmuş” diyen Şimşek, Denizli’ye adını veren gölün Laodikyalılar ve Hierapolisliler arasında sazan krizine yol açtığını söyledi. Şimşek açıklamasının devamında ise şöyle konuştu: “Antik dönemde yiyeceklerin en başında balık ve şarap gelir. Burada Hierapolis ve Laodikya arasında bir problem yaşanmış. Laodikyalılar söz konusu gölden sazan tutan Hierapolislilerden, ‘Bizim sınırlarımıza giriyorsunuz’ diye para istemiş. Onlar da konuyu Conventus Valisi’ne aktarmış. Ancak Laodikyalılar o valiyi dikkate almamış. Daha sonra konu imparator namzedi sayılan Efes’teki prokonsüle taşınmış. Bu da işe yaramayınca Hierapolisliler sazan krizini İmparator Adrian’a aktarmış. M.S. 125 yılında geçen kriz, İmparator Adrian’ın ‘Balıklar için Hierapolislilerden para alınmasın’ emri ile aşılmış.”



