İlham Gencer kimdir?  

Ülkemizin ilk piyanist şantörlerinden biri olarak tanınan İlham Gencer kimdir sorusuyla araştırılıyor. Pek çok ödülün sahibi olan ünlü sanatçı Türkiye’de caz müziğin yaygınlaşmasında da büyük bir rol üstlendi. Hatta Türkçe sözlü pop müziğin başlamasında da büyük katkı sağlayan ünlü sanatçının hayatı merak ediliyor. Peki, İlham Gencer kimdir? İşte, İlham Gencer kimdir sorusunun detaylı yanıtı… 

İlham Gencer kimdir?  

27 Ağustos 1926’da İstanbul’da dünyaya gelen İlham Gencer müziğe ilk kez 1931 yılında henüz beş yaşındayken annesinden aldığı derslerle ve evlerindeki konsol piyanoyu çalarak başladığını, başkaca bir müzik eğitimi almadığını bu nedenle aslında bugün bile nota bilmediğini, doğaçlama çalıp söylediğini kendisiyle yapılan bir radyo röportajında söylemişti. İlk bestesi olan “İlham Vals”i de beş yaşındayken bestelemişti ve ilk konserini de yine beş yaşındayken Saray Sineması’nda vermişti. Gencer, 1938’de 12 yaşındayken Atatürk’ün cenazesinde çıkan kargaşada tören atlarının altında kaldığını, başından yaralanarak 3,5 ay Teşvikiye Sağlık Yurdu’nda yattığını söylemektedir. 

1943’te “Beyoğlu Erkek Lisesi”nden mezun olan İlham Gencer, Halk Evleri’nde amatörce başladığı müzik yaşamına 1944 yılında Beyoğlu’nda profesyonel olarak devam etti. Dönemin ilk yerli caz grubunda piyanoda İlham Gencer, trompette Badi Kemal, klarnette Mehmet Akter, vokalde Türkan Pasiner yer alıyordu. Üç kişiden oluşan başka bir müzik grubunu da 1949 yılında oluşturdu. İstanbul Radyosu’nda 1949’dan 1963’e kadar program yaptı. Bu yıllarda şarkılar hep yabancı dillerde söyleniyordu. Televizyonun henüz ortalarda olmadığı o tarihlerde radyo çok önemliydi ve müzik dünyasına yön veriyordu. Radyoda ilk kez tanıttığı şarkıcılardan biri de o günlerde henüz ünlenmemiş olan Berkant’tı. 

1950’li yılların başında Amerikalı şarkıcı Eartha Kitt’e “Kâtibim” şarkısını öğretti. Kitt 1953 yılında, içinde Türkçe sözcükler de geçen bu anonim şarkıyı caz tarzında ve eğlenceli İngilizce sözlerle seslendirdi. Diğer bir adı da “Üsküdar’a Gider İken” olan şarkı dünya çapında hit oldu. 1953’te kendisine ait ilk piyanosu olan bir “Steinway” konser piyanosunu, Koç ve Sabancılar’ın da katıldığı bir müzayededen tam otuz bin lira para vererek aldığını anlatmıştır. Gencer’e göre o tarihte bu paraya üç yalı satın alınabiliyordu.  

İlham Gencer Hürriyet gazetesi tarafından 1965 yılında ilk kez düzenlenen ve sonradan gelenekselleşecek olan “Altın Mikrofon” yarışmasında “Zamane Kızları” adlı şarkısıyla ilk 10’a girdi (yarışmanın birincisi “Gençliğe Veda” şarkısıyla Yıldırım Gürses oldu). Bu şarkı yayıncı tarafından 45 devirlik vinil plak olarak da basılarak müzik marketlere dağıtıldı. 

İlham Gencer’in özel hayatı 

İlham Gencer iki evlilik yaptı: 1953’te şarkıcı Ayten Alpman’la evlendi 1961’de boşandılar. İkinci evliliğini ise Necla Gencer’le yaptı. Bora Gencer, Ayşe Gencer ve İlhan Gencer adlı çocukları da müzikle ilgilendiler. Dünyaca ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer, İlham Gencer’in amcasıyla evliydi. Gencer 1960 yılında vergi rekortmeni oldu. 1997’de 50. sanat jübilesi yapıldı. 

On yıl kadar önce “İstanbul’un Güzelliklerini Koruma ve Yaşatma Derneği”ni kuran Gencer, kendisini koyu bir Türk milliyetçisi olarak tanımlamıştır. Alparslan Türkeş’e uzun yıllar danışmanlık yapan Gencer, İstanbul’dan MHP milletvekili ve belediye başkan adayı olmuştu. 2008 yılında mahkeme kararıyla asıl adı olan “İlham Osman Gencer”deki Osman’ı sildirerek adını “Bozkurt İlham Gencer” yapmıştır. 1970’lerde çok popüler olan ve eski eşi Ayten Alpman’ın seslendirdiği “Memleketim” şarkısının, içinde Türklük, vatan, bayrak kavramları yer almadığı gibi, aslında bir Musevi şarkısının aranjmanı olan bu şarkının Kıbrıs Harekâtı vesilesiyle de millî şarkı diye topluma yutturulduğunu, bunda eski eşinin bir kabahati olmadığını, onun sadece kandırılmış olduğunu ileri sürdü. Ona göre bu da Türkiye’de uzun yıllardır uygulanagelen “müzikte asimilasyon” projesinin bir parçasıydı.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Eboue öldü mü? 

Dört başı mamur ne demek?