Divan edebiyatı döneminde kaleme alınan pek çok eserde gördüğümüz minhac ne demek sorusuyla araştırılıyor. Şairlerin manzumelerinin toplandığı kitaplara “divan” denilmesi, o döneme de ismini vermiş olabilir. Divan edebiyatı gibi tabirlerin modern araştırmacılar tarafından geliştirildiğini ve halk-tekke-divan edebiyatları arasındaki ayrımların bazen oldukça muğlak olduğu ve bu edebiyatlar arasında ciddi etkileşimlerin de bulunduğu vurgulanmalıdır. Peki, minhac ne demek? İşte, minhac ne demek sorusunun yanıtı…
Minhac ne demek?
Arapça nehc kelimesi kökünden gelen minhac kelimesi en basit tabir ile yola girmek, yolu tâkip etmek şeklinde çevriliyor. Aslında minhac kelimesinin iki farklı anlamı var. Bunlardan biri açık ve geniş yol şeklinde. Ünlü edebiyat santçıları bazı eserlerinde minhac kelimesine yer vermiştir. ‘’Gönül kıldı yine şol yâra mi’râc / Ki kimse bulamadı ana minhâc’’(Kadı Burhâneddin). ‘’Çün vakt erişip açıldı minhâc / Yerden göğe nasb olundu mi’râc’’ (Nâbî’den).
Diğer bir anlamı ise bir kimsenin belirli bir amaca, ideale erişmek için tuttuğu yol, benimsediği inanç veya görüş anlamı taşımaktadır. Örnek cümle ise “Minhâc-ı hidâyet: Hidâyet yolu, doğru yol: İslâm dîni.” şeklindedir.
Cümle içerisindeki kullanımı
Sünnetin mağfiret esbâbına minhâc-ı vusûl / Tâatın ma’siyet emrâzına tedbîr-i ilâc (Fuzûlî).
Şer’-i pâki başa hoş tâc edelim / Sünnet-i Ahmed’i minhâc edelim (Aziz Mahmud Hüdâyî).
Deryâ arasında güzerân-ı hayal için minhâc-ı hakîkat gibi nûrânî bir cadde peydâ olur (Nâmık Kemal).


