in

Sone nedir?  

Sone, iki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 14 dizelik bir nazım şeklidir. Pek çok öğrenci sone nedir sorusuna yanıt aramaya başladı. Batı edebiyatında kullanılan bu tür, Servet-i Fünûncular tarafından Türk edebiyatına geçirilmiştir. Edebiyatımızda ilk örneği Cenap Şahabettin’in, “Şi’r-i Na-Nüvişte” (Yazılmamış Şiir) adlı şiiridir. Peki, sone nedir? İşte, sone nedir sorusunun detaylı yanıtı… 

Son günlerde sıkça araştırılan sone nedir sorusu yeniden gündemde. Genellikle dörtlükleri sarmal kafiye ile yazılır. Sonede işlenen konuları sınırlandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Sonede her türlü konu işlenebilir. Son dize, duygu yönünden en baskın dizedir. Devrik cümleler kullanılır. Doğu edebiyatındaki sonelerde aşk konusu işlenir. Peki, sone nedir? İşte, sone nedir sorusunun detaylı yanıtı… 

Sone nedir?  

İlkin İtalyan yazınında görülen, klasik Avrupa edebiyatında yaygın olarak kullanılmış bulunan, Türk şiirinde az görülen, iki dört dizeli ve iki üç dizeli bölüm olmak üzere 14 dizeden oluşan nazım biçimi.  İlk iki bendi dörtlük, son iki bendi üçlük on dört mısradan oluşan nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatına, oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir. Edebiyatımızda ilk Süleyman Nesip’in sone şeklinde şiir yazdığını görüyoruz. Servet-i Fünûn şairlerinin hemen hepsi bu nazım şeklini benimser. 

Uyak örgüsü şöyledir: abba  ccd  ede. Sone nazım şeklini Türk edebiyatında ilk olarak Servet-i Fünun şairleri kullanmıştır.  

Örnek-1  

SONE 

Derdim, yeter, sâkin ol, dinlen biraz artık! 

Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, 

Siyah örtülerle sardı şehri karanlık; 

Kimine huzur iner gökten, kimine gam. 

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, 

Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte 

Toplasın acı meyvesini nedâmetin 

Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.                           

Bak göğün balkonlarından geçmiş seneler 

Eski zaman esvaplarıyla eğilmişler; 

Hüzün yükseliyor, güler yüzle, sulardan. 

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi 

Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran 

Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.  

(Charles Baudelaire’den çeviren: Sabahattin Eyuboğlu) Dörtlüklerde iki, üçlüklerde üç ayak kullanılması zorunluğu bulunduğu için; şairler, uyakların örgüsünde kimi zaman bazı değişiklikler yapmışlardır. Dörtlüklerin uyak örgüsünde yapılan değişiklikler: 

abab   abab…, abba   cddc 

Üçlüklerin uyak örgüsünde yapılan değişiklikler: 

eff  ggfeff  eggeff  ggeefg  efg … vb. İngiliz sonesinde dize sayısı değişmemekle birlikte, son iki dize ayrı bir bent, geri kalan 12 dize tek bir bent halinde yazılır. Dize kümelenişi ve uyak örgüsü şöyledir: ababcdcdefef  gg. 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0