in

Myanmar dini inancı nedir? 

Myanmar dini inancı nedir sorusu son günlerde pek çok kişi tarafından araştırılıyor. Ülkenin tarihî adı ülke nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan Birmanlardan gelen Burma’dır. Bünyesinde pek çok etnik kökeni barındıran ülke 53 milyonu aşkın bir nüfusa sahip. Birman halkı ve bu halkın alt gruplarının kullandığı yerel dil olarak biliniyor. Ana dili olarak 32 milyon kişi tarafından, ikinci dil olarak ise Myanmar’ın etnik azınlıkları tarafından konuşulur. Peki, Myanmar dini inancı nedir? İşte, Myanmar dini inancı nedir sorusunun detaylı cevabı… 

Resmî adıyla Myanmar Birliği Cumhuriyeti ve ayrıca bilinen adıyla Burma, Myanmar dini inancı nedir sorusuyla araştırılıyor. Güneydoğu Asya’da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, yer alan ülke pek çok etnik kökeni ve dini inancı bünyesinde barındırıyor. Arama motorlarında sıkça araştılan Myanmar dini inancı nedir sorusuna ise yanıt arayanların sayısı oldukça fazla. Peki, Myanmar dini inancı nedir? İşte tüm detaylar… 

Myanmar dini inancı nedir? 

Çoğunluğu Budist olan Myanmar’da resmî makamlar, Müslümanların nüfusun % 4’ünü oluşturduğunu iddia etmektedirler. Ancak Müslüman önderler bu oranın % 10 ile 14 aralığında olduğunu söylemektedirler. Müslümanların etnik köken dağılımı ise şöyledir: % 68 Hint, % 30 Myanmarlı, % 2 Çin asıllı. Müslümanların % 41’i Arakan bölgesinde geri kalanı ise ülkenin diğer bölgelerinde yaşamaktadırlar. Büyük çoğunluğu Hanefi mezhebindendir. 

Hint asıllı Müslümanlar çoğunlukla başkent ve çevresinde yaşarken Bengal, Urdu ve Myanmar dillerinin karışımı bir dili konuşan Rohingyalar Arakan bölgesinde yaşamaktadırlar. Diğer Müslümanlara göre daha fakir olan Rohingyalar savaş, sürgün ve baskılara mâruz kalmışlardır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Arakan’da Müslüman devleti kurma faaliyetleri silâhlı çatışmalara ve hükûmetin askerî operasyonlar yapmasına neden oldu. Binlerce Müslüman yurtlarından çıkarıldı ve camileri, okulları, evleri zarar gördü. Bunlardan geriye dönenleri Myanmar hükûmeti ülkeye kaçak yollardan giren yabancılar olarak kabul etti. 

Myanmar’ın Tarihçesi 

Myanmar’da gelişkin bir Buda uygarlığı var­dır. Terk edilmiş bir kent olan Pagan’da bu uygarlıktan izler görülür. Kentte 9-13. yüz­yıllar arasında yapılmış binlerce Buda tapına­ğı bulunmaktadır. 11-19. yüzyıllarda Birmanya prensleri ara­sında amansız savaşlar oldu. 1820’de büyük Myanmar generali Maha Bandula, Hindis­tan’ın İmphal (Manipur) ve Assam eyaletleri­ni ele geçirip Bengal’e yönelince Hindistan’a o zaman egemen olan İngilizler, Myanmar’ya savaş açtılar. Maha Bandula geri püs­kürtüldü ve Myanmarlılar yalnızca Assam ve İmphal üzerindeki isteklerinden vazgeçmekle kalmadılar, aynı zamanda Aşağı Birmanya’nın Arakan ve Tenasserim bölgelerini de İngilizler’e bırakmak zorunda kaldılar. 1826-82’de İngilizler, Aşağı Myanmar’ı adım adım ele geçirdiler. Kral Thibavv’la 1886’da yapılan savaştan sonra, başkenti Mandalay olan Yu­karı Birmanya da İngilizler’in denetimi altına girdi. 1919’dan 1937’ye kadar Myanmar, “Birmanya” adı altında Hin­distan’ın bir eyaleti olarak İngiliz yönetimin­de kaldı. 1948 yılında İngiltere sömürge yönetimi fiilen bitti. 

1962 yılında General Ne Win başkanlığındaki askerler yönetime el koydu. 2007’de askeri diktaya karşı Budist rahiplerin öncü rol oynadığı Safran Devrimi adlı girişim başarısız olmasına karşın, ülkede 2008 yılında ilan edilen yeni anayasanın ardından, 2010 yılında gerçekleştirilen seçimler sonucunda cumhuriyet rejimine geçiş yapıldı. Myanmar ordusunun desteğine sahip Birlik, Dayanışma ve Kalkınma Partisi’nin seçimleri %80’lik bir oy oranıyla kazandığının ilan edildiği seçimlerde Nobel ödüllü Aung San Suu Kyi liderliğindeki Ulusal Demokrasi Birliği partisi de geniş çaplı usulsüzlüklerin yaşandığını ileri sürerek seçimleri boykot etti. Ancak 23 Aralık 2012 yılında 664 üyeli parlamentoda milletvekillerinin çeşitli görevlere atanmasıyla boşalan 45 sandalye için yapılan ara seçimlerde Ulusal Demokrasi Birliği partisi 40 sandalyeyi kazandı. 4 Mayıs 2008’de oluşan Nargis kasırgası nedeniyle son belirlemelere göre yaklaşık 51.000 kişi ölmüş, 41.000 kaybolmuştur. İktidardaki askerî cunta, ısrarlar sonucu 8 Mayıs 2008’de uluslararası yardımları kabul etmiştir. 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0